AK Parti'nin seçim beyannamesi açıklandı!

AK Parti'nin hazırladığı seçim beyannamesinin ayrıntıları belli oldu. 360 sayfadan oluşan beyannamede ''Güçlü Türkiye, Güçlü Hükümet, Güçlü Meclis'' vurgusu yer alıyor.

AK Parti'nin seçim beyannamesi açıklandı!

AK Parti'nin 24 Haziran seçimlerine için hazırladığı seçim beyannamesinde 'Güçlü Türkiye, Güçlü Hükümet, Güçlü Meclis' vurgusu öne çıkıyor.

360 SAYFALIK BEYANNAME

Beyanname 360 sayfadan oluşuyor. Beyannamenin ilk bölümünde yeni yönetim modeli anlatılıyor.

"AB KATILIM HEDEFİ SÜRÜYOR"

Beyannamede "Dış Politika ve Milli Güvenlik" başlığı altında hedefler şöyle sıralandı:

"Türkiye'nin AB hedefini stratejik bir hedef olarak görüyoruz, Türkiye AB katılım hedefini sürdürmektedir.

"ABD İLE YAKIN İŞBİRLİĞİ KORUNMASI ESAS"

ABD ile yaşanan sorunları aşmak istiyoruz; ABD ile yakın işbirliğinin korunması esastır.

Önümüzdeki dönemde Rusya ile enerji ve ticaret başta olmak üzere ikili ilişkilerimizi geliştirmeye çalışacağız.

"MEŞRU YÖNETİME KAVUŞMUŞ SURİYE HEDEFİ"

Suriye ihtilafının nihai bir siyasi çözümle neticelenmesi için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Meşru bir yönetime kavuşmuş yeni bir Suriye hedefi için çalışacağız, arzumuz yeni Suriye ile komşuluk ilişkilerimizi ve işbirliğimizi yeniden tesis etmek."

EKONOMİDE NELER YAPILACAK?

Beyannamede "İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi" başlığı altında yer alan bölümde neler yapılacağına ilişkin şu ifadelere yer verildi:

"Merkez Bankası'nın (TCMB) fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirlemesi esas olmaya devam edecek.

Enflasyon hedeflemesi rejimine devam edilecek, dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek.

"DÖVİZ KURU RİSKİNE KARŞI TEŞVİKLER OLUŞTURULACAK"

Döviz piyasaları yakından takip edilecek, gerektiğinde dengeleyici döviz likiditesi araçları kullanılmaya devam edilecek.

Firmaların döviz kuru riskini daha etkin bir şekilde yönetebilmeleri için gerekli mekanizma ve teşvikler oluşturulacak.

"FAİZİN OLUŞTURDUĞU BASKI AZALTILACAK"

Maliye politikası fiyat istikrarının sağlanmasında destekleyici olacak.

Önümüzdeki dönemde faizlerin oluşturduğu maliyet baskısını azaltacak tedbirleri hayata geçireceğiz."

"MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ BAŞLATILACAK"

Beyannamenin, "Stratejik Sektörler ve Yenilikçi Üretim" başlığı altında dijitalleşmeden imalat sanayisine, bilim ve teknolojiden Ar-Ge'ye kadar birçok alanda yapılan çalışmalar yer aldı.

Beyannameye göre, Ar-Ge ve yeniliğe ayrılan kaynaklar artırılarak, desteklerin ağırlığı ürün bazlı ticarileşmeye kaydırılacak. Bu alandaki harcamaların katma değere dönüşümü teşvik edilerek "milli teknoloji hamlesi" başlatılacak.

Milli teknoloji hamlesinin özünü, nitelikli insan gücü, yerli mali kaynaklar ve teknolojik altyapıyla geliştirilecek milli teknolojik kabiliyetler ve yüksek teknolojili ürünler oluşturacak.

Temel bilimlerde araştırmacıların yetiştirilmesi ve bu alanda yapılan araştırma faaliyetlerinin nitelik ve nicelik olarak artırılması teşvik edilecek.

Özel sektörün, yüksek teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu doktoralı insan kaynağının sağlanmasına yönelik "Sanayi Doktora Programı" oluşturulacak.

Yurt dışındaki Türk araştırmacıların Türkiye'deki araştırma altyapılarında çalışmalarını teşvik edecek özel düzenlemeler yapılacak.

Antarktika'ya 2019'da Türk Bilim Üssü kurulumu gerçekleştirilecek. Böylece Türkiye, Antarktika üzerinde söz sahibi 30 ülkeden biri olacak.

Patent borsasının kurulma süreci tamamlanacak. Patentler başta olmak üzere sınai mülkiyet haklarının değerlemesini yapacak ve ticarileştirilmesine katkı sağlayacak mekanizmalar oluşturulacak.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM

KOBİ'lerin dijital dönüşümünü hızlandırmak için dijital dönüşüm merkezlerinin ilki Bilişim Vadisi'nde kurulacak.

Büyük organize sanayi bölgelerinde (OSB) yeni teknolojilerin tanıtılması ve etkin kullanılmasında yol gösterici bir arayüz olacak "tasarım ve dijital dönüşüm merkezleri" ve "model fabrikalar" kurulacak.

Sanayinin dijitalleşmesi sürecinde önem arz eden nesnelerin interneti gibi ileri üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılması sağlanacak. Bu çerçevede, Türkiye'de birbiriyle konuşan makine sayısı 4,5 milyondan 8 milyona çıkarılacak.

YERLİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI

İhracata dönük bir anlayışla Ar-Ge ve yeniliğe dayalı yüksek katma değerli mal üreten şirketlere sahip bir sanayi yapısı oluşturulacak.

Sanayide stratejik sektörlerde yüksek teknolojili üretimle yerli ve milli üretimin payını artıracak bir altyapı oluşturulacak, mevcut sanayi tesislerinin dijital dönüşümü sağlanacak.

Yerlileştirme çalışmalarına temel teşkil etmesi amacıyla imalat sanayisinin 130 milyar dolarlık ara malı ithalatını oluşturan 2 bin 739 adet ürün grubu teknoloji düzeyine göre önceliklendirilecek ve 43 ürün grubuna odaklanılacak.

Yüksek teknoloji alanlarında yerli ve yabancı yatırımları çekebilmek için kurulan 6 endüstri bölgesinin yanında en az 15 yeni endüstri bölgesi daha kurulacak.

"MEGA ENDÜSTRİ BÖLGELERİ OLUŞTURULACAK"

Yeni kurulacak "mega endüstri bölgeleri" ile özellikle büyük ölçekli ve entegre yatırımların önü açılacak.

İlaç ve tıbbi cihazda yüksek katma değerli ürün üretebilen, küresel pazarlara ürün ve hizmet sunabilen ve yurt içi ilaç ve tıbbi cihaz ihtiyacının daha büyük bir kısmını karşılayabilen üretim yapısına geçilecek.

İlaç etken maddelerinin yerli üretimi konusunda adım atılacak. Geri ödeme ve fiyatlandırma politikalarıyla ruhsat süreçlerinde yerli üretim ilaç ve tıbbi cihazlara öncelik verilecek.

Plazma ürünleri ve aşıların yurt içi üretimi gerçekleştirilecek. Sağlık endüstrisi alanında üretim yapacak KOBİ'lere yönelik finansal destek mekanizmaları geliştirilecek.

Raylı sistem araçlarının milli imkanlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test ve sertifikasyonlarının yapılması ve seri üretimlerinin gerçekleştirilmesi süreci hızlandırılacak.

Makine sektöründe güçlü bir yerli tedarik zinciri oluşturulacak.

Türkiye'nin yeni nesil otomobil teknolojilerine sahip olmasına imkan sağlayacak "Türkiye'nin Otomobili Projesi" hızla gerçekleştirilecek.

Sivil ve askeri kara araçlarının test, belgelendirme ve Ar-Ge ihtiyaçlarını karşılamak üzere "Otomotiv Test Merkezi" kurulacak. Bursa Yenişehir'de kurulacak test merkeziyle Türkiye'nin otomotiv sanayinin gelişimine katkı sağlanacak.

"KOSTER FİLOSU YENİLENECEK"

Koster Filosu'nun Yenilenmesi Projesi hayata geçirilecek. Projeyle deniz taşımacılığında kullanılan, ilk aşamada 20 yaşlanmış ve toplamda 100'ü aşkın koster gemisi milli imkanlarla son teknolojiyle üretilerek, yenilenecek.

Katma değeri yüksek kimyasalların üretimi özendirilecek.

Kritik silah, mühimmat ve koruma sistemlerinde ihtiyaç duyulan enerjetik malzemelerle söz konusu ürünlerin imalatında ham madde olarak kullanılan kimyasalların yeni teknolojilerle üretilmesi sağlanacak.

TURİST SAYISINDA İLK 5 HEDEFİ

Beyannamede "Turizm" başlığı altında bugüne kadar atılan adımlara ve bundan sonra izlenecek stratejiye yer verildi.

Beyannameye göre, Türkiye'nin yeni dönemde turist sayısı ve turizm geliri bakımından ilk 5 ülke arasında yer alması hedefleniyor. Hayata geçirilecek politikalarla 2023 yılına kadar Türkiye'nin uluslararası pazarda marka haline getirilmesi amaçlanıyor.

Türk turizminin istihdamın artırılmasında ve bölgesel gelişmede öncü bir sektör olması, dünya ölçeğinde bireysel ve kitle turizmlerinde önemli cazibe merkezlerinden birisi haline gelmesi planlanıyor.

Türkiye'nin 2002 yılında 13,3 milyon turist ve 12,4 milyar dolar gelirden geçen yıl 32,4 milyon ziyaretçi ve 26,3 milyar dolar gelir seviyesine ulaştığına işaret edilerek, yatak kapasitesi, turizm acentesi, konaklama tesisi sayılarında önemli artış sağlandığı vurgulanıyor.

Türkiye'nin 2023'teki turizm hedeflerine ulaşması hedefi kapsamda yıllık 50 milyon turistin ağırlanması öngörülüyor. Turizmde mevcut pazarlar güçlendirilerek, Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Endonezya ve Türk cumhuriyetleri gibi gelişen pazarlara odaklanılacak.

Tarihi İpek Yolu canlandıracak, yol güzergahında yer alan destinasyonların turizme kazandırılması için alt ve üstyapı iyileştirilecek, tanıtım ve pazarlama çalışmalarına hız verilecek.

Tanıtımda destinasyon temelli bir yaklaşım benimsenecek. Türkiye'nin turizm alanında uluslararası ölçekteki rekabet gücünü, pazar payını ve marka değerini artırmak için güçlü bir Türkiye markası oluşturmaya yönelik tanıtım stratejileri geliştirilerek uygulanacak.

Deniz, kum ve güneş turizminin yanı sıra diğer alanlara odaklanılacak. Kültür turizmi başta olmak üzere, sağlık turizmi, termal turizm, kış turizmi, golf turizmi, deniz turizmi, ekoturizm, yayla turizmi, kongre ve fuar turizmi gibi türler öncelikli ele alınarak geliştirilecek.

TARİH VE SAĞLIK TURİZMİ

Frigya, Kapadokya, Hitit, Troya, Aphrodisias, Söğüt, Göller Bölgesi ve GAP başta olmak üzere kültür, termal ve doğa temalı turizm gelişim bölgeleri oluşturulacak.

Sağlık turizmi için gelen turist sayısının 250 bin kişiden 2023'e kadar 2 milyon kişiye çıkarılması hedefleniyor. Termal sağlık turizminden elde edilen gelirin 2023'e kadar 1 milyar dolara yükseltilmesi öngörülüyor. Ayrıca sağlık turizmi kapsamında Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nin (MHRS) farklı yabancı dillerdeki uygulamaları geliştirilecek. Türkiye'de sağlık turizmi kapsamında tedavi olan hastaların devamlılığının ve aidiyetinin güçlendirilmesi için iletişim kanalları oluşturulacak.

Termal turizm tesislerinin, hastaneler, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleriyle iş birliği yaparak faaliyet göstermesine yönelik destek mekanizmaları planlanıyor. 65 yaş üstündeki turistlerin tatil yapabileceği, ihtiyaç ve isteklerine hitap edecek unsurların yer alacağı özel destinasyonlar belirlenecek.

Mevsimsel olarak yaşlı turistlerin vakitlerini geçirebilecekleri yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri niteliğindeki alanlar artırılacak.

6 TEMATİK TURİZM GÜZERGAHI

Kış koridoru, inanç turizmi koridoru, ipek yolu turizmi koridoru, zeytin koridoru, Batı Karadeniz kıyı koridoru ve yayla koridoru olmak üzere 6 tematik turizm güzergahı oluşturulacak.

Ekoturizm bölgeleriyle diğer bölgeler arasındaki dengesizliklerin azaltılmasına ve kırsal alanlardaki göçün durdurulmasına katkıda bulunulması planlanıyor.

500 "Yeşil Yıldız" belgeli konaklama tesisinin Türkiye'ye kazandırılarak, sürdürülebilir turizm için çevre dostu turizm tesislerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Başta 500 plaj olmak üzere plajlarda, deniz turizmi tesislerinde ve deniz turizmi araçlarında çevre dostu mavi bayrak sayısı da artırılacak.

TARIMSAL DESTEKLER ASGARİ 3 YILLIK DÖNEMLER İÇİN AÇIKLANACAK

Beyannamede, "Gıda ve Tarım" bölümünde uygulanan tarım politikaları ve atılacak adımlar hakkında bilgi verildi.

Beyannameye göre, seçimden sonra tarımsal desteklerin sayısı azaltılarak daha etkin bir destekleme politikası izlenecek, kümülatif olarak 8,5 milyon hektar alanda arazi toplulaştırma çalışmaları tamamlanacak.

Tarımsal destekler asgari 3 yıllık dönemler için açıklanacak, tarım sanayi entegrasyonunu sağlamak için tarıma dayalı ekonomik yatırımlara yüzde 50 hibe desteği vermeye devam edilecek. 81 il ve 250 köyde "Birlikte Üretim Modeli" hayata geçirilecek. 2020 yılına kadar IPARD-II kapsamındaki destekler sürdürülecek, sağlanacak 5,2 milyar lira hibe ile 10 bin yeni yatırım desteklenecek, 50 bin yeni istihdam oluşturulacak, kırsal alana 8,4 milyar liralık yatırım kazandırılacak.

Bu yıl sonu itibarıyla koruma altına alınan büyük ova sayısı 265'e, 2023'te de 300'e çıkarılacak.

Yüksek teknolojili seracılık ve dikey tarım gibi modern tarımsal tekniklerin uygulanacağı yatırımların yapılması amacıyla çiftçiler ve girişimciler desteklenecek, yaş sebze ve meyvede yerli tohumla üretilen aşılı ve diğer fidelerin kullanımına destek sağlanacak.

Tarımda yenilenebilir enerji ve bilgi teknolojilerinin kullanımı desteklenecek.

Biyoterörizm ve biyotehdit için ulusal önleyici tedbirleri içeren zorunlu kılavuzlar hazırlanacak.

Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerden kaynaklanabilecek risklerin önlenmesi, kontrol ve denetim sisteminin etkin şekilde işletilmesi, bitki sağlığı alanında ithalat dahil koruma ürünlerinin ruhsatlandırılması, ürünlerin biyolojik etkilerinin kontrolü ve izleme altyapısının geliştirilmesi, üreticilerde farkındalığın oluşturulması sağlanacak.

Örnek bahçe uygulamaları ile yeni ürünlerin üretimi teşvik edilecek, kesme çiçek ve süs bitkileri üreticiliğine önem verilecek.

TİGEM ile Sudan hükümeti ortaklığında kurulan şirket aracılığıyla Sudan'da kiralanan 780 bin hektar tarım arazisi Türk girişimcilerin yatırımına açılacak.

Lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaşması ve gelişmesini sağlanacak. Uzun süreli kiralama garantisi kapsamında özel sektöre lisanslı depo yaptırılacak, 2018 yılında 2,5 milyon ton kapasiteli depo yapımı tamamlanacak.

Hazine arazilerini kullanan çiftçilerin bu arazilerine 10 yıl boyunca kullanım hakkı verilecek, çiftçiler 10 yılın sonunda isterlerse bu arazileri satın alabilecek.

Orman alanlarını çoğaltmak, erozyonu önlemek, ceviz, badem, zeytin gibi ürünlerin üretimini desteklemek üzere 10 bin dönüme kadar Hazine taşınmazı gerçek ve tüzel kişilere kiralanacak.

Doğu Anadolu bölgesinde hayvancılığa özel önem verilerek entegre tesislerin kurulması desteklenecek. Türkiye'nin hayvan varlığını artırmak amacıyla Ziraat Bankası kredi olanaklarıyla şartları uygun olan yetiştiricilere 250 bin damızlık gebe düve, 300 başa kadar olmak üzere toplamda 500 bin baş damızlık koyun verilecek.

TARIM SİGORTALARI GENİŞLETİLECEK

Tarım sigortalarının kapsam genişletme çalışmalarına devam edilecek, İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortası kapsamına mercimek ve nohut ürünleri de dahil edilecek.

Elma, armut ve ayva meyvelerinde teminat başlangıcının pembe/beyaz tomurcuk dönemine çekilmesi sağlanacak, incirde ve üzümde yağmur zararını ve küçükbaş hayvanlarda yavru atma riski teminat kapsamına alınacak.

Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri hayata geçirilecek, kurulma aşamasındaki 17 Araştırma ve Eğitim Merkezi ile Ar-Ge çalışmalarına hız verilecek.

Ambalajlı ürünlerin etiketlerinde besleyici değerlere ait bilgiler zorunlu hale getirilecek, vatandaşlar tükettiği gıdanın içinde yer alan bileşenlerin kendilerine hangi faydaları sağlayacağını öğrenebilecek.

Gıdalarda tuz ve şeker azaltılmasına devam edilecek, gıda üretiminde markalaşmaya yönelik KOBİ'ler desteklenecek.

SAĞLIKTA HEDEFLER

Beyannamede "Sağlık Hedefleri"ne ilişkin bölümde, Türkiye'nin sağlık alanında bölgesinin öncü ülkesi ve dünyada rol model olacağı, sağlıkta hizmet sunum kalitesinin artırılmasının yanı sıra tıbbi teknolojide, ilaç endüstrisinde ve sağlık turizminde kapasiteyi geliştirerek, yerli üretim yapan bir ülke olmasının hedeflendiği vurgulandı.

Yeni dönemde, birinci sağlık hizmetlerini güçlendirerek, sağlık sistemi içerisindeki etkinliğin artırılacağı vurgulanan beyannamede, aile hekimi başına düşen kişi sayısının 2023 yılında yarı yarıya düşürüleceği bildirildi.

Aile Sağlığı Merkezlerinin güçlendirileceğinin altı çizilerek, acil servis sağlık hizmetleri kapsamında hasta karşılama elemanları ve vale hizmetleri sağlayacak, hasta bilgilendirme ofislerinin kurulacağı ifade edildi. Küresel ve bölgesel ölçekte, acil ve afet durumlarında destek sunan lider ülkeler arasında da Türkiye'nin yer alacağı belirtilerek, bu kapsamda acil vakalara zaman erişim oranında 2023 yılına kadar yüzde 85'e çıkarılacağı vaadinde bulunuldu.

Beyannamede, sağlıkta fiziki alt yapı ve insan kaynağı yatırımlarının da devam edeceği vurgulanarak, yaklaşık 7 milyon nüfus yoğunluğuna hizmet edecek 64 yeni sağlık tesisinin açılacağı bildirildi.

Beyannamenin, 2023 yılına kadar yapılacak sağlıkta yapılacak çalışmalara ilişkin bölümünde, şu değerlendirmede bulunduldu:

"10 bin kişiye düşen yatak sayısı 28,5'ten 31,2'ye çıkacak. Sağlık Bakanlığı hastanelerinde, nitelikli yatak oranı yüzde 100'e çıkacak. Şehir hastanelerindeki toplam yatak sayısı 4 binden, 40 bine çıkacak. 2018'in ikinci yarısından itibaren Manisa, Elazığ, Ankara ve Eskişehir Şehir Hastaneleri hizmete açılacak. 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 184'den 230'a, yüz bin kişiye düşen hemşire ve ebe sayısı ise 272'den 370'e çıkaracak. Yılda 24'den fazla böbrek nakli yapan merkezlerin oranı yüzde 60'dan yüzde 100'e çıkaracak."

E-NABIZ KULLANICISI 12 MİLYONA ÇIKARILACAK

Bilgi iletişim teknolojileri destekli entegre uzaktan sağlık ve bakım uygulamaları da yaygınlaştırılacak. Bu kapsamda, e-Nabız uygulaması ile her hastanın sağlık geçmişinin hekimi tarafından görüntülenmesini sağlayacak, mevcut durumda 7 milyon olan e-Nabız sistemini kullanan vatandaş sayısı 12 milyona yükseltilecek.

Bağımlılıkla mücadelede çalışmaları da tüm yurtta aktif bir şekilde devam edecek. 2023 yılına kadar tüm illerde bağımlılığa yönelik tedavi hizmetlerinin verileceği ifade edildi. Ulusal Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı (2018-2023) yürürlüğe konularak uyuşturucu ile mücadelede yeni bir dönem başlatılacağı, uyuşturucu ile mücadelede yeni Danışma Merkezlerinin açılarak ülke genelinde yaygınlaştırılacağı aktarıldı.

BÜTÜNLEŞİK SAĞLIK HİZMET MODELLERİ HAYATA GEÇECEK

Bütünleşik sağlık hizmet modellerinin hayata geçirilmesi amacıyla bulaşıcı olmayan hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve obezite gibi hastalıklar için tarama programlarının yaygınlaştırılacağı bildirildi.

Bazı kanser türleri başta olmak üzere erken teşhise yönelik tarama programları da yaygınlaştırılacak. Asbest ve radon gibi kanser hastalığının önemli risk faktörlerine yönelik haritalandırma çalışmaları yapılarak, bütün illeri kapsayan aktif bir kanser kayıt sistemi oluşturulacağı vaadedildi.

Diyabetin erken teşhis edilme oranına yönelik yürütülecek çalışmalarda, diyabetli bireylere yönelik bakım hizmetlerinin de geliştirileceği belirtildi. Geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın kanıta dayalı, güvenilir ve etkin bir şekilde sağlık sistemine entegrasyonunu sağlanmasına yönelik çalışmalar kapsamında ise geleneksel ve tamamlayıcı tıp ünitelerinin kamu sağlık tesislerindeki sayısının artırılacağı dile getirildi.

Beyannamede, anne ve çocuk sağlığına yönelik yürütülecek çalışmalara ilişkin bölümde ise şu ifadeler kullanıldı:

"Anne ölüm oranları yüz binde 14,7'den 9'a düşecek. Bin canlı doğumda 5 yaş altı bebek ölüm oranları (tüm haftalar) 9,4'ten 8'e düşecek. Her gebenin sağlıklı olarak hastanede doğum yapmasını ve takiplerinin gerçekleştirmesini sağlayan Anne Dostu Hastane sayısı 27'den 85'e çıkacak. Bebek dostu yoğun bakım ünitesi bulunan hastane sayısı 22'den 95'e çıkaracak. Aşılama oranları yüzde 97'lere ulaştığı Türkiye'de aşı ile korunabilir hasta sayısında ciddi azalma sağlanacak. 0-6 yaş grubu çocukların psikososyal gelişimini destekleme programı ülke genelinde yaygınlaşacak. İstismara uğrayan çocukların ikincil örselenmesini en aza indirgemek amacıyla kurulan Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) sayısı 31'den 44'e çıkacak."

78 ilde 156 olan Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin, 2023 yılına kadar 81 ilde, 245'e çıkarılacağı belirtilen beyannamede, gönüllülük esaslı Sağlık Temsilciliği Sisteminin de hayata geçirileceği vurgulandı.

"TÜRKİYE'NİN GEN HAVUZU ÇIKARILACAK"

Halk sağlığına yönelik yürütülecek çalışmalar kapsamında, bu yıl sonuna kadar tüm içme suyu depolarına otomatik klorlama cihazlarının takılmasının sağlanacağı, güvenli içme suyuna erişim için Damacana Takip Sistemi'nin uygulamaya geçirileceği belirtildi.

Beyannamede, koruyucu sağlık hizmetleri alanında atılacak yeni adımlarla tüm yurtta aktif bir politika izleneceğinin altı çizilerek, şunlar kaydedildi:

"Başta çocuklara yönelik olmak üzere, sağlığa zararlı gıda ürünlerinin yanıltıcı ve yanlış yönlendirici tanıtım faaliyetlerine ilişkin tedbirler alınacak. Etiket ve ambalajları, tüketicileri daha doğru bilgilendirecek şekilde düzenlenecek. Sağlıklı beslenme kapsamında gıda ambalajlarındaki mevcut bilgiler görünür hale getirilerek, kolay anlaşılır olması sağlanacak. Beyaz Bayraklı Okullar arasında, Beslenme Dostu Okul oranını 2023 yılına kadar 3 katına çıkacak. Halkın sağlığını korumak için sağlık dostu işletme sertifika sistemini hayata geçirecek; gıda üreticilerinin katılımı ile iş birliği platformu kuracak ve daha sağlıklı besin üretmeleri desteklenecek. Çocukluk ve ergenlik dönemindeki bireylere yönelik sağlıklı beslenme programları yürütülecek. Obezite ile mücadele ederek, obezite oranını düşürülecek. Sağlık ürünlerine yönelik regülasyon düzeyi artacak. 2023 yılına kadar, bin kişiye düşen günlük antibiyotik kullanım miktarı 35,3'ten 31'e düşecek. Türkiye Genom Projesi kapsamında ülkemizdeki nüfusun gen havuzunu çıkarılacak ve kişiye dayalı tıp uygulamaları geliştirilecek.

Ulusal Genom Araştırma Geliştirme Merkezi (Aziz Sancar Araştırma Geliştirme Merkezi) alt yapısı kurulacak. Türkiye Kanser Gen Projesi kapsamında kanser hastalarının genomik profili çıkarılarak kanser hastalarında kişiye özel tedavi uygulamaları sağlanacak. Sağlıkta yerlileşme projeleri, tüm hızıyla devam edecek.

Yerli aşı alanında yapılacak yatırımlarla Türkiye, aşı ithal eden ülke konumundan aşı ihraç eden ülke konumuna getirilecek. Su çiçeği, kuduz aşısı, hepatit B aşısı e 5'li karma aşıları, (DaBT-Hib-İPA) yerli aşılar olarak üretilecek. Sanayi İşbirliği Projeleri (SİP) ile yerli ilaç ve tıbbi cihaz sanayisi güçlendirilecek.

Yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferini sağlamaya yönelik Sanayi İşbirliği Uygulamaları kapsamında, dijital radyografi, bilgisayarlı tomografi (BT), hasta başı monitörü (HBM), manyetik rezonans (MR) ve ultrasonografi (USG) cihazları Türkiye'de üretilecek."

Beyannamede "Kadın", "Aile Çocuk ve Dinamik Nüfus", "Yoksullukla Mücadele ve Sosyal Koruma", "Yaşlılar", "Engelliler" alanında hayata geçirilecek projeler aktarıldı.

Buna göre, siyasetten bürokrasiye, kültürel ve sanatsal hayattan sivil toplum faaliyetlerine kadar her alanda kadının katılımı ve rolü güçlendirilecek. Bu kapsamda kadınların konumunu daha da güçlendirmek ve uygulamaların etkinliğini artırmak için kadına ilişkin mevzuat ilgili tarafların görüşleri alınarak, gözden geçirilecek.

Zorunlu örgün eğitim kademelerinin tamamında kız çocuklarının net okullaşma oranları yüzde 100 seviyesine ulaştırılacak. Bu amaçla erken çocukluk dönemi eğitiminin geliştirilmesi başta olmak üzere, kız çocuklarının eğitime devam etmelerinin sağlanması için gerekli tedbirler alınacak.

Kadınlarda okuryazarlık oranı yüzde 100 seviyesine yükseltilecek. Kadın istihdamına yönelik getirilen istihdam teşviklerinin devamı sağlanacak. İş gücü piyasasında nitelikli kadın istihdamını artıracak biçimde, mesleki eğitim ve beceri geliştirme ile kadın girişimciliği fırsatları güçlendirilecek.

Kadın fırsat eşitliğini gözeten ve kadınlara pozitif ayrımcılık yapan işletme ve kuruluşlara yönelik sertifikasyon programı başlatılacak. Kırsal alanda kadınlara yönelik tarım ve tarım dışı istihdam alanları yaratacak mesleki beceri kazandıran eğitimlere yer verilecek ve yaygınlaştırılacak.

Koruyucu ve önleyici hizmetleri güçlendirilecek. Erken yaşta evlilikler ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi için her türlü tedbir alınacak. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), kadın konukevleri başta olmak üzere şiddet mağdurlarına hizmet sunan birimlerin hizmet kapasiteleri geliştirilecek. Dezavantajlı kadınları desteklemek amacıyla gelecek dönemde Aile Destek Merkezleri (ADEM) ve Sosyal Dayanışma Merkezleri (SODAM) daha da yaygınlaştırılacak.

ASDEP PERSONELİ HER YIL 2 MİLYON HANEYE ULAŞACAK

Sosyal hizmet birimleri aracılığıyla sunulan hizmetlerle aile bireylerinin ekonomik ve sosyal yaşama katılımlarının artırılması sağlanacak. Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) uygulaması güçlendirilecek. Bu kapsamda gelecek dönemde her yıl 2 milyon hane ziyareti gerçekleştirecek. ASDEP görevlisi sayısı artırılarak, her 3 bin haneden sorumlu bir ASDEP görevlisi olması sağlanacak.

ASDEP destekli Aile Bilgi Sistemi ile Türkiye'nin sosyal risk haritaları oluşturulacak. Böylelikle hem aile bütünlüğünü tehdit eden unsurların erkenden tespit edilip önlenmesine hem de ortaya çıkan risklerin azaltılmasına yönelik etkin ulusal ve yerel politikalara veri sağlanacak.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca bugüne kadar 3 bin ASDEP personelinin istihdam edildiği anımsatılan beyannamede, ayrıca gelecek dönem 4 bin personelin daha istihdam edileceği, böylelikle programın Türkiye genelinde uygulanmasının sağlanacağı bildirildi.

Beyannameye göre, Aile Eğitim Programı ile her yıl 400 bin vatandaşa, Evlilik Öncesi Eğitim Programı ile de her yıl evlilik hazırlığı içerisinde olan 100 bin gence eğitim verilecek.

Aile içi şiddet, ihmal ve istismarın önlenmesi, kötü alışkanlıkların ve bağımlılıkların azaltılmasına yönelik hizmetler geliştirilecek.

Yurt dışındaki vatandaşlar için daha aktif aile politikaları izlenecek. Türk aileleri, ziyaret edilerek, sorunları hanelerinde dinlenecek ve çözüm için girişimlerde bulunulacak.

Yurt dışında Türklerin yoğun olarak yaşadığı şehirlerde özellikle üçüncü kuşak gençlerin Türkçeyi güzel kullanabilmeleri için kurslar düzenlenecek, Türkiye ile bağları daha da güçlendirilecek.

Çocukları ihmal ve istismar risklerine karşı korumak için başlatılan risk haritası çalışması tamamlanacak. Çocukların gelişim dönemleri ve sorun alanlarına ilişkin eğitici, farkındalık oluşturucu ve yönlendirici bilgiler içeren çocuk ve aile rehberliği mobil uygulama ve web portalı uygulaması hayata geçirilecek.

Aile odaklı bakım hizmetlerinin, bakım sistemi içerisindeki ağırlığı artırılacak. Öncelikli olarak 0-6 yaş grubundan başlamak üzere çocukların koruyucu aile yanında bakımı yaygınlaştırılacak.

Çocuğun sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla çocukluk ve ergenlik döneminde obeziteyi azaltmak için yapılan mücadeleye destek verilecek. Ayrıca çocuklar için ihtisaslaştırılmış rehabilitasyon sistemine geçilerek, suçun mağduru ya da suça sürüklenen çocukların en süratli şekilde topluma kazandırılmaları sağlanacak.

Yoksullukla etkin bir şekilde mücadele etmeye devam edilecek, günlük 4,3 doların altında bir harcama düzeyi ile yaşamak zorunda olan vatandaş kalmayacak.

Sosyal hizmetlere erişilebilirliğin daha da artırılması için Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) ülke geneline yaygınlaştırılacak. Sosyal yardım ve hizmetlerin daha etkin, verimli ve işlevsel şekilde sunumunu sağlamak amacıyla gerekli idari, hukuki ve teknik düzenlemeler yapılacak.

Şartlı Nakit Transferi Programı'ndan faydalanan ihtiyaç sahibi ailelerin orta ve yükseköğrenime devam eden başarılı çocuklarını nakdi yardımlarla desteklenerek, onların sosyal, kültürel ve bilimsel olarak gelişimlerine katkı sağlamaya yönelik programlar geliştirilecek.

Ağır kronik hastalığı nedeniyle hayatını cihaza bağımlı bir şekilde sürdüren vatandaşların elektrik giderleri ile kesintisiz güç kaynağı maliyetleri karşılanacak.

Sosyal yardımlarda mükerrerliği tamamen önlemek için bu alanda hizmet veren kamu kurumları ve yerel yönetimler ile veri tabanlarının entegrasyonu tamamlanacak.

"SOSYAL BELEDİYELERE ÖDÜL"

Sosyal belediyecilik konusunda ön plana çıkan yerel yönetimleri ödüllendirmeye yönelik sertifikasyon programları geliştirilecek.

"Şehir Dışından Gelen Yoksul Hastaların Refakatçilerinin Konaklatılması Projesi" başlatılarak tedavi maksadıyla şehir dışından gelen yoksul refakatçilere belediyelerle iş birliği içinde konaklama imkanı sağlanacak.

Sosyal yardım-istihdam bağlantısının güçlendirilmesi ve "İstihdam Dostu Sosyal Yardım Anlayışı" doğrultusunda yeni mekanizmalar oluşturulacak. Bu kapsamda sosyal yardım yararlanıcılarının İŞKUR tarafından verilen mesleki eğitim, istihdam ve Toplum Yararına Programlardan (TYP) öncelikle faydalandırılacak.

Kuruluş süreci başlatılan Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı en kısa zamanda hayata geçirilecek. Uyuşturucu ile mücadelede her yıl 100 bin kişiye farkındalık eğitimi verilecek. Sosyal Uyum Birimleri 81 ile yaygınlaştırılacak.

Yaşlıların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer almaları ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi amacıyla sağlıklı ve aktif bir biçimde yaşlanmaya yönelik programlar hayata geçirilecek.

Her alanda aktif yaşlanma perspektifi içinde yaşlıların ekonomik hayatta daha fazla kalmalarına yönelik "istihdam imkanları" genişletilecek. Huzurevlerine sağlanan destekler artırılacak, yaşlıları kendilerini ailelerinin yanında hissedecekleri ortamlar oluşturulacak.

Yaşlılar için yerel yönetimlerin evde bakım ve gündüzlü bakım hizmetlerini desteklemek üzere Yaşlı Destek Programı (YADES) kapsamında sunulan destek yaygınlaştırılacak. Yaşlı bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinde "kamu-özel sektör işbirliği modeli" geliştirilecek.

"ENGELLİ GENÇ VE ÇOCUKLAR İÇİN AKTİF YAŞAM MERKEZLERİ"

Gelecek dönem engelli genç ve çocukların gün içerisinde sosyal faaliyet yapabilmelerine imkan verecek şekilde gençlik merkezlerinde ortamlar da oluşturulacak. Engelli genç ve çocukların kısa süreli gündüz ve yatılı bakımı için güvenli bir biçimde bırakılabilecekleri "Aktif Yaşam Merkezleri" kurulacak.

Korumalı iş yerleri, Türkiye'nin 81 ilinde yaygınlaştırılacak. İş ve Meslek Danışmanlığı hizmetleri kapsamında engellilerin istihdama geçişlerini kolaylaştıran ve sürdürülebilir istihdamlarını sağlayan "engelli iş koçluğu" modeli kurulacak.

Erişilebilirlik uygulamalarının artırılması amacıyla toplumsal bilgi ve bilinç düzeyini artırmaya yönelik yapılan çalışmalar hızlandırılacak, bu alandaki yayınlar ve bu eğitimlere devam edilecek. Engelli bakım ve rehabilitasyon hizmetleri için de kamu-özel sektör işbirliği modeli geliştirilecek.

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2018, 14:49
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner321

banner326

banner327