"Doğru beslen, kalbini koru"

Kalp ve damar hastalıkları, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde erken ölümlerin başlıca nedenleri arasında… Hastalıklarla ilgili çok sayıda risk faktörlerine dikkati çeken Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aydın Dursun, yaşam tarzının değiştirilmesiyle riskin azaltılabileceğini söyledi.

"Doğru beslen, kalbini koru"

VM Medical Park Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aydın Dursun, her Perşembe gerçekleştirilen bilimsel hekim buluşmasında uzmanlık alanıyla ilgili meslektaşlarına sunum yaptı. Her yıl dünya genelinde 17 milyon kişinin yaşamını kalp ve damar hastalıklarına bağlı nedenlerden kaybettiğini vurgulayan Uz. Dr. Dursun, “Kalp ve damar hastalıklarında yaş, cinsiyet ve birinci derece akrabalarda erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü değiştirilemez risk faktörleridir. Obezite ve erken menopoz gibi unsurlar hastalık riskini artıran diğer faktörlerdir” diye konuştu.

TUZU AZALTIN, UYKUNUZU ALIN!

Kalp sağlığı için sağlıksız yaşam tarzının değiştirilmesi ve dengeli beslenmenin ilke edinilmesi gerektiğini belirten Dr. Aydın Dursun, şunları söyledi: Günde 200’er gram sebze ve meyve, 30 gram lif tüketilmeli. Günlük tuz tüketimi, 6 gramı geçmemeli. Doymuş yağ yerine doymamış yağ önerilmeli. Haftada en az 2 kez balık tüketimi önemli. Fiziksel aktivitenin rutine bağlanması da kalp ve damar sağlığı açısından önem arz etmektedir. Meyve-sebze, kuruyemiş, balık, süt ürünleri insanların kardiyovasküler hastalık ve erken ölüm risklerinin düşük olduğu bilinen bir gerçek. Et tüketiminde ise işlenmemiş et olması önemli. Avrupa Kardiyoloji Kongresi’nde de bazı tespitler yapılmış ve çalışmalar ortaya konulmuştur. Örneğin orta yaşlı erkeklerde günde 5 saat ve altında uyuyanlarda, 8 saat uyuyanlara kıyasla kardiyovasküler olay riskinin iki kat yüksek olduğu da önemli bir sonuç. Yine uzun dönem odun kömürü, kömür ve odun ateşinde yemek pişirmenin kardiyovasküler hastalıklardan ölüm riskini artırdığı da bilimsel araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır. Yılda 3 hafta ve daha az tatil yapanların kardiyovasküler hastalık riskinin, 3 haftadan fazla tatil yapanlara göre yaklaşık yüzde 30-40 fazla olduğu da saptanmıştır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner321

banner326

banner327