Dtk Eş Başkanı Dicle Öcalan’in Mesajını İletti

Dtk Eş Başkanı Dicle Öcalan’in Mesajını İletti

ŞIRNAK (İHA) – Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Hatip Dicle, Şırnak’ın Cizre ilçesindeki olaylarla ilgili Abdullah Öcalan’ın mesajını ileterek, olaylara karşı herkesin sağduyulu ve hassas davranması gerektiğini belirtti.
Şırnak’ın Cizre ilçesinde son bir aydır meydana gelen ve 5 kişinin ölmesine neden olan olayların sona ermesi için HDP’nin İmralı heyetinde yer alan DTK Eş Başkanı Hatip Dicle, DTK’nın diğer Eş Başkanı Selma Irmak ve HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Nur Mahallesi DBP ilçe Binası önünde vatandaşlara seslendi. Öcalan’ın mesajını ileten DTK Eş Başkanı Hatip Dicle, ilçedeki olayların son bulması ve olası provokasyon ve olaylara karşı herkesin ve her kesimin sağduyulu ve hassas davranması gerektiğini belirtti. Dicle, Abdullah Öcalan’ın, Turgut Özal tarafından Celal Talabani aracılığıyla kendileriyle ilk temas etmesinin, alınan ateşkes kararının ardından Özal’ın öldüğüne dikkat çekerek, “16 Nisan 1993 günü Sayın Öcalan süresiz ateşkes ilan ettiklerini ve bu ateşkesle hükümete bir fırsat tanıdıklarını açıkladı. 17 Nisan sabahı ise biz büyük bir umutla Türkiye’ye dönerken, Celal Talabani bize maalesef Özal’ın ölüm haberleri basında yayınlanıyor dedi. 16 Nisan’da süresiz ateşkes ilan ediliyor 17 Nisan’da bu işin mimarı ama onun ölüm haberi geliyor. Aradan 20 yıl geçti ve Özal’ın zehirlendiği konusunda ne ailesi şüphe ediyor ne Özal’ın sevenleri. Bunlar Türkiye’deki büyük bir barışı engellemek içindi. Eğer şimdiki muhataplarımız başta da hükümet olmak üzere devlet yöneticileri bu sorunun çözümüne her el atıldığı zaman, Nato’lara kadar dayanan oyunlar sergileniyorsa, tuzaklar kuruluyorsa, bu ülkede barışı sağlamamız için önce bu tarih bilincine sahip olmamız gerekiyor. Özal’dan beri süren bu provokasyonu devlet içi bazı güçlerin çözümü, barışı engellemelerini bir daha yaşamamak için ikinci bir Özal sendromu yaşamamız için bu sürece hep birlikte çok uyanık ve dikkatli yaklaşmak zorundayız” dedi.
Öcalan’ın mutlaka bu süreci bir aşamaya getirmek gerektiği üzerinde önemle durduğunu belirten Dicle, “6-7-8 Ekim hepimiz yaşadık. Eğer üçüncü günde biz buna İmralı’dan müdahale etmeseydik zaten tanklar caddelere inmişti en geç bir hafta sonrası darbeydi. Böyle bir kaos durumunda yalnız Kürdistan’da katliam olmaz kendileri de Kaddafi gibi linç edilirler. Bu kadar süreç hassastır. KCK operasyonlarında olduğu gibi binlerce gencin tutuklanması cezaevlerine tıkılmasını istemiyoruz. Eğer bugün Cizre sokaklarında hendekler kazılmışsa bunun nedeni Bu KCK operasyonlarında devletin, polisin takındığı tavrın halkta takındığı tedirginliktir. Onun için önce dönüp kendi politikalarına baksınlar. Cizre de kim gençlere ateş açtı, bu insanları kim öldürdü ortaya çıkartın. Biz bunları yapamayız çünkü” diye konuştu.
“HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYABİLMELİDİR”
“Biz artık çözüm sürecine güç katmak için sokaklarda hendek kazmaya, kepenk kapatmaya, yüzlerimizi örtmeye ve yaptığımız her şeyi yapmamaya karar verdik. Şimdi bunun değerini bilmek lazım” diyen Dicle, şunları kaydetti:
Eğer çözüm sürecin başarıya gitmesi isteniliyorsa, başta hükümet ve devlet yetkilileri olmak üzere herkes elini taşın altına koyabilmelidir. Yurtsever Devrimci Gençliğin aldığı bu karar artık pratiğe geçmelidir. Çünkü barışa daha çok yakınız. Çözüm olur mu olmaz mı şuan bunun için kesin bir şey söyleyecek durumda değiliz ama Ümitliyiz. Onun için halkımızın ben politik duyarlılığına inanarak diyorum ki Kürtler arası bir çatışmaya asla ve asla halk olarak izin vermemelisiniz ama biz üzerimize düşeni yapacağız. Sayın Öcalan şöyle der, milim dahi barış ihtimalini görürsem bu masada kalacağım bu görüşmeleri sürdüreceğim diyor. O nedenle umut varız burada belki Cizre’de konuşuyoruz ama sadece bu Cizre halkına mesajımız değildir. Bu Öcalan’ın Kürdistan halkına Türkiye halklarına mesajıdır. Barış süreci en yakın olduğumuz zamandadır. 20 yıldır bu kadar yaklaşmamıştık ama bu tek taraflı bir süreç olamaz. Sadece Kürtlerin fedakarlığıyla bilinciyle yükselemez onun muhatabı olan hükümet devlet güçleri de aynı sorumlulukla hareket etmek durumundadır dileriz ki Cizre’de daha önce tekrarlanan ve hepimizin acılarına yol açan olaylar artık sondur hükümette bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır hassas bir süreçten geçiyoruz buranın valileri devlet yetkilileri kaymakamları herkes başta basın mensupları olmak üzere bu sürece bu sürecin hassasiyetine dikkat etmelidir.”