Hamilelikte folik asit kullanımı bebek için hayati önem taşıyor!

Anne rahmindeki bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalarından itibaren folik asit alınması büyük önem taşıyor. Çünkü folik asit yetersizliği bebekte doğuştan sakatlıklar grubuna giren nöral tüp defektlerine yol açabiliyor. Peki, Folik asit nedir? , Vücutta ne gibi rolleri vardır? Eksikliğinde ne gibi sorunlarla karşılaşılır?, Gebelikte neden çok büyük bir öneme sahiptir ? İşte tüm bu soruların yanıtını Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğba Küçük verdi.

Hamilelikte folik asit kullanımı bebek için hayati önem taşıyor!

Folik asit nedir?

Folik asit kullanımının gebelik döneminde anne adaylarının merak ettikleri en önemli konular arasında yer aldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğba Küçük ,‘’Folik asit en bilinen tanımıyla B9 vitaminine verilen isimdir. DNA ve alyuvar oluşumu, aminoasit metabolizması, hücrelerin büyüme ve yenilenmesi, kasların yapılması için dışarıdan alınması gereken önemli bir B grubu vitaminidir. Folik asit eksikliğinin başlıca nedenleri arasında yetersiz beslenme gelir. Gebelikte folik asit eksikliği, bebeğin ciddi hastalıklarla doğmasına neden olabilir. Folik asit düşüklüğünü önlemek için folik asit içeren besinler tüketilmesi gerekir. Folik asit ihtiyacı gebelik döneminde artar! Normal bir insanın folik asit ihtiyacı 100-200 mcg iken, gebeliğin ilk sekiz haftasında bu ihtiyaç 600-800 mcg ye çıkmaktadır. Sadece yiyeceklerle bu miktarı karşılamak mümkün değildir. Bu nedenle gebelikten önce iki ay, gebeliğin ilk üç ayında da, folik asit içeren yiyecekler ile folik asit tabletleriyle mutlaka takviye yapılmalıdır’’ dedi.

Gebelikte Folik Asit Neden Çok Büyük Bir Öneme Sahiptir?

Gebelikte folik asit eksikliğinin, düşük doğumun yanı sıra, nöral tüp defektlerine (NTD) ve anne adayında megaloblastik anemiye neden olabileceğini vurgulayan Tuğba Küçük, ‘’Nöral tüp defektleri en ağır olarak nitelendirilen sağlık sorunlarındandır. Karnınızda gebeliğinizin 4. haftasının sonuna kadar kapanması gereken nöral tüplerin açık olması sonucunda bu sorun oluşur. Nöral tüpün açık kalması durumunda; Bebeğin kafatası kemiklerinde eksiklik,  Bebeğin beyninin gelişememesi, -Bebeğin beyi ve zarların dışarı fırlaması, Bebeğin kafatası veya omurga üzerinden meninksin kist şeklinde dışarı çıkması, Omurganın üzerindeki zarla birlikte omurganın arka kısmındaki bir yarıktan fıtık olarak dışarı çıkması gibi bozukluklar görülebilir. Çevresel ve genetik nedenden dolayı omurga açıklığı olarak da bilinen Spina Bifida, nöral tüp defektlerinin en yaygın görülenlerinden biridir.’’ dedi.

Küçük, ayrıca kalıcı engelli durumuna neden olan doğumsal bir hastalık olduğuna dikkat çekerek bu hastalık yaşam boyu tedavi gerektirir ve herhangi bir iyileşme mümkün değildir. Türkiye'de doğan her 1000 bebekten 3'ünde görülmektedir.

Hastalık kişinin ölümüyle veya tekerli sandalyeye bağlı kalmasıyla sonuçlanır. Ülkemizde de oldukça sık görülen hastalığı önlemenin en önemli yolu vücutta folik asitin yeterli düzeyde olmasını sağlamaktır. Bunun için de gebe kalmadan önce folik asit kullanımının mutlaka başlatılması gerekmektedir’’ dedi.

Peki, Folik asit kullanımı nasıl olmalı?

Gebe kalmadan 2-3 ay önce ve gebeliğin ilk üç ayında folik asite başlanması gerektiğinin altını çizen Tuğba Küçük, günde 0,4 mg folik asit kullanımı nöral tüp defektlerinin %70 oranında önlenebildiğini göstermiştir. Doktorunuz kandaki folik asit düzeyine bakarak, size gerekli olan folik asit miktarını belirtecektir. Gebelik döneminizde günlük besinlerle 400 mg/gün folik asit alımı mümkündür. Folik asitin fazla alımı B12 eksikliğine neden olabilmektedir. Bu nedenle alınan doz miktarı çok önemlidir’’ dedi.

Folik asit açısından zengin besinlere bakacak olursak;

Folik asitin en fazla yeşil yapraklı sebzelerde bulunduğunu söyleyen Diyetisyen Tuğba Küçük ,’’ Bunun dışında; karaciğer, bira mayası (ekmek yapımında kullanılan), böbrek, yumurta, yoğurt, kabuğu soyulmuş tahıllar( buğday, çavdar vb.) ,kırmızı et, kurubaklagiller ve tohumlu gıdalarda (Ay çekirdeği, fındık, yer fıstığı, ceviz ) da bol miktarda bulunmaktadır. Folik asit yönünden zengin olduğu halde hamilelere; tavuk, kuzu ve dana karaciğerinin tüketimi, içeriğinde aşırı miktarda A vitamini bulunması nedeniyle çok fazla tüketilmesi önerilmemektedir. Çünkü; aşırı miktarda A vitamini tüketiminin hamile kadınlar için tehlikeli olabileceği belirtilmektedir’’ dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner324

banner325

banner327