‘’ İasos’ta erkek çocukların, Gymnasium’ da çalıştıktan sonra, denizde yıkanmaları bir gelenekmiş. Bu köyde yaşayan ‘’Hermias ‘’ isimli içine kapanık bir çocuk, arkadaşları denize girip eğlenirken, sahilde oturur onları izlermiş. Bir gün bir yunus balığı yanaşmış kıyıya. Hermias’ın yalnızlığını farkedip, onunla yarenlik etmeye başlamış. Çocuğu sırtına alıp , açıklara götürmüş. Orada yüzmüşler , oynamışlar ve akşam tekrar aldığı yere bırakmış. Yine günlerden bir gün , denize açıldıkların da yunusun sırtındaki yüzgeçler , çocuğun damarlarını kesmiş ve çocuk ölmüş. Yunus çocuğu tekrar aldığı yere getirmiş ve kendisi de karaya vurup intihar etmiş. Halk , ikisine de bir mezar yaptırmış ve üzerine; Yunus’ a binmiş çocuğu tasvir eden bir taş dikmişler.’’ Bugün bile, bu eşsiz, kendi halindeki balıkçı köyüne gelenler, koyda dalgaların sesini dinlerken, yunus öyküleri fısıldanır kulaklarına…

Antik adıyla İasos, bugünkü adıyla Kıyıkışlacık..Gayet korunaklı bir koyun etrafında yer alan, tarlası deniz, başakları balık, değirmenleri tarih kokan bir köy. Tek geçim kaynakları olan denizin, onlara sunduğu sonsuz bereket, orada yaşama dönüşü verir. Çevreniz zeytinlikler ve başları öne eğmiş sarı başakların dalgalandığı buğday tarlaları ile örtülüdür. Bir de ; değişik medeniyetlerin uğruna nice savaşlar verdiği, nice istilalara uğramış, antik İasos kenti…

Bodrum’ dan Milas a doğru giderken, Koru köyü’ nü geçer geçmez, sağda ki ‘’İasos 17 km ‘’ yazılı antik tabela , bu eşsiz güzelliğe ulaşmanız için size yardımcı olacaktır. Mitoloji ye göre İasos, M.Ö 3500 yılların da Yunanistan dan gelen Argos’ lu kolonistler tarafından kurulmuş ve ismini kurucularının şefi olan İassos‘tan almıştır. Önceleri ada iken, Bizans egemenliğin de deniz doldurularak, kara ya bağlanmış, Menteşe oğulları egemenliği ile de Türk topraklarına katılmıştır. M.Ö 4.cü y.y’dan kalma tiyatrosu , iki sıralı surları, saat kulesi ile görülmeye değer yerler arasındadır. Özellikle balık pazarı en ilginç yapıları arasındadır ve restorasyonu yapılarak halka açılmıştır. Bunun şöyle bir hikayesi vardır ;

‘’Bir zamanlar, kenti ziyaret eden bir müzisyen, tiyatro da bir resital vermiş. Bu resital sırasında balık pazarının açıldığını bildiren çan sesi duyulunca, elini kulağına götüren yaşlı adam dışında herkes yerinden fırlayıp, tiyatro’ dan ayrılmış. Yaşlı adamın yanına gelen müzisyen; ‘’ bana ve sanatıma gösterdiğiniz saygıdan ötürü size teşekkür borçluyum. Çünkü çan sesini duyan tüm dinleyiciler çekip gittiler’’ demiş. Ne? diye haykırmış yaşlı adam. ‘’yoksa çan mı çaldı? Evet neden ? Öyleyse izninizle efendim…ve gözden kaybolmuş.’’

 Bu öykü İasos’luların balığa olan düşkünlüklerini anlatır. Bu dört yanı tarih ve deniz kokan, balıkçı köyüne günübirlik yapacağınız ziyaretler de hem sessizliğin verdiği huzurda dinlenecek hem de orada yaşanmış medeniyetlerin izlerini görür, seslerini duyar gibi olacaksınız. Bu tarihle doğanın iç içe olduğu yerlerde benim gibi yerinde duramayan,  keçi misali dağ tepe tırmanıp ara sokaklarda kaybolmayı seven biriyseniz dikkat etmeniz gereken en önemli şey ayağınıza uygun ayakkabı seçimi olmalıdır. Güzellikler karşısında başınızın döndüğü içinizin huzur bulduğu anlarda uygunsuz ayakkabının ayaklarda yarattığı tahribatla, ağrıyla karışık zonklamalar, şişmeler ve yürüyememe bütün güzellikleri çekilmez kılar.

 Peki ayakkabı seçimin de nelere dikkat edilmeli ?

Ayakkabı seçiminde en önemli noktalardan biri topuk yüksekliğidir. Topuk yüksekliği çocuklar da 0,5 cm, büyük çocuklar da 1,5-2 cm, yetişkin erkekler de 2,5 cm, yetişkin kadınlar da 3,5 cm olmalıdır. Kadınlar da yüksek topuklar, zamanla taraklı ayağa neden olur. Ayrıca yüksek topuklar bacak arka kasların da kısalma ve ayak bileği bağlarında esneme ve zayıflama yaparak ayak bileği burkulmalarına neden olur. Son zamanlar da en çok tercih edilen ayakkabı modellerinden biri olan babetler ayak sağlığını olumsuz etkiliyor. Babet ayakkabıların ayağa binen yük dağılımında, yüksek topuklu ayakkabılar gibi zararlıdır. Yüksek topuklu ayakkabılar da ayağa binen yük dağılımı parmaklara binerken, babet ayakkabılar da topuğa biner ve burada yüklenmeye neden olur. Bu tür ayakkabılar ayağı yanlardan çok iyi kavrayamadığı için ayak ön yüzünde yer alan bağlarda aşırı yüklenmeye neden olarak ayak ağrılarına yol açar.

-Günlük kullanım da ayak bileğini sıkıca saran ayakkabılar tercih edilmelidir. Fakat sürekli bu tarz ayakkabıların kullanımı da ayak bileği kaslarında zayıflamaya neden olur.

-Ayakkabı ölçüsü  en uzun parmağa göre ölçülmelidir. Ayakkabı içinde parmakların uç kısmı ile ayakkabı ön kısmı arasında 12 mm’lik boşluk olmalıdır. Parmakların üst kısmı ayakkabıya sürtünmemesi için burda boşluk olmalı aksi takdirde parmak üstlerinde ve tarak kemikleri başlarının altında nasırlar oluşur.

-Ayakkabı alırken eni geniş, dar kalıp ayakkabı ya da yarım numara seçenekleri göz önünde bulundurmak gerekir.

-Normalden küçük ayakkabılar ayağınızı sıkar büyükler ise düşmeye neden olabilir.

-Ayakkabının parmakların yeterince rahat sığabildiği genişlikte olması gerekmektedir.

-Uzun yürüyüş gerektiren durumlar da yeni alınmış ayakkabı giyilmemelidir. Yeni alınmış ayakkabının ayağa zarar vermeden uyum göstermesi için giyim süresi aşama aşama arttırılmalıdır.

-Sentetik ayakkabılardan uzak durulmalı, hava sirkülasyonunu sağladığı için doğal deri ayakkabılar tercih edilmelidir.

-Ayakkabı ayak hareketlerine izin verecek kadar esnek olmalıdır. Sert ayakkabılar ayaklarda şekil bozukluklarına ve nasırlara neden olabilir.

-Hava yastıklı veya jelle dolu, ekstra şok emme özelliği olan yaylı bir görünüme sahip ayakkabılar taban ve topuk ağrısı çeken kişiler için çok iyi ama ayak bileği kolay dönen kişiler için ise hiç uygun değildir. Ayakkabı hem dayanıklı hem de hafif olmalıdır.

-Ayaklar havasız kalmamalıdır. Ayakkabının yüzü ayağınızın nefes almasına izin vermelidir.

-Ayakkabı seçerken en önemli faktör ayak yapısının bilinmesidir. Ayak ta herhangi bir yapısal sorun bulunuyorsa seçeceğimiz ayakkabı daha da önem kazanır. Ayak tabanında ön arka ve yan eğrilikler de çökme ( düz tabanlık, taban çökmesi gibi ) veya hallux valgus denilen baş parmağın içe doğru dönmesi ve baş parmağın ayakkabıya gelen bölümünde kemik çıkıntısı varsa ; nasır veya tırnak batması gibi sorunlara neden  olur. Bu durumlarda seçilecek ayakkabı da doktor tavsiyesine ihtiyaç duyulur.

Benim gibi ruhunu bohçasında gezdirenlerdenseniz, sağlıklı ayaklarla gönül bohçanıza katacağınız güzel hikayeleriniz olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhammet Kösle 2017-12-05 09:27:18

"...kadınlar da 3,5 cm olmalıdır" kaç kadını cephe aldın karşına biliyor musun Dr. Elvan Kanat. :D :D Çok hoş bir yazı..

banner152

banner153

banner314

banner155

banner156

banner157

banner312