Kanada’da 12 Türk Gemicinin Mahsur Kaldığı Polemiği

Kanada’da maaşları ödenmediği için 12 Türk gemicinin mahsur kaldığı yönündeki haberler üzerine firmanın "gemiyi işçiler hareket ettirmiyor" açıklamasına işçiler tepki göstererek, parasızlıktan geminin eksik parçaları gelmediği...

Kanada’da 12 Türk Gemicinin Mahsur Kaldığı Polemiği
Kanada’da maaşları ödenmediği için 12 Türk gemicinin mahsur kaldığı yönündeki haberler üzerine firmanın "gemiyi işçiler hareket ettirmiyor" açıklamasına işçiler tepki göstererek, parasızlıktan geminin eksik parçaları gelmediği için hareket ettirilemediği açıklamasını yaptı.
6 Nisan 2014’te Kanada’nın Quebec eyaletine bağlı Sorel kenti limanına demirledikten sonra arızası ve yaklaşık 60 bin dolarlık liman ücretini ödemediği gerekçesiyle hareket edemeyen Panama bandıralı ‘Phoenix Sun’ isimli geminin tamiratı için işe alınan 12 Türk gemici ve teknik eleman, 2 ay düzensiz olarak maaşlarını aldıktan sonra anlaştıkları firma tarafından kaderlerine terk edildi. Geminin de, Kanada yetkili makamları tarafından alıkonulduğu öğrenilirken, yaklaşık 3 aydır maaş alamayan 12 Türk, maddi sıkıntı nedeniyle Türkiye’ye dönüş yapamayıp Kanada’da mahsur kaldı yönündeki haberler üzerine firma yaptığı açıklamada, geminin işçiler tarafından hareket ettirilmediğini savundu.
Bunun üzerine mahsur kalan 12 Türk gemici internet üzerinden yazılı bir ortak açıklama yaptı. Yapılan açıklamada işçiler kendilerini şöyle savundu:
"Armatörün bizim hakkımızdaki suçlamaları, bir ajansta yayınlandı. Kontratlarımızda maaşlarımız ayın 1 ile 5’i arasında ödenecek ibaresi bulunmasına rağmen rutin gecikmeleri önemsemedik, günlerce ailelerimiz maaşa bakmak için yol tepti durdu. 24 temmuzda ITF Inspectorunun baskısı sonucunda haziran maaşlarımızı alabildik. Kanıt var mı? Var. Gemiden ayrılmak istediğimizi söyledikten sonra kendi ağzıyla 12 kişinin önünde hepimizi eve göndereceğini, bize teşekkür edip hepimizden iş ve ahlak olarak memnun olduğunu, hakkımızı helal etmemizi, tüm suçun şirkette olduğunu, devam etmek isteyenlerle memnuniyetle devam edebileceğini ve maaşlarımızı son kuruşuna kadar alacağımızı, 2 hafta içinde Türkiye’ye döneceğimizi söylemesinin üstünden 50 gün geçti. Bu süre zarfında tek kuruş para alamadık. Her fırsatta kimseden sadaka istemediğimizi, sadece haklarımızı alıp evimize dönmek istediğimizi, halktan para istemediğimizi gemiye gelen TV kanalları, gazete her fırsatta belirtiyoruz. 4 aydır geminin kalkması için istenen enjektörler, cooler gasketleri, jeneratör yağ filtreleri, türlü basınç göstergeleri, termometreler gelmediği halde gemiyi bizim kaldırmadığımızı belirtmiş. Katılmadan önce ve Toronto’ya indiğimizde geminin 2-3 aydır burada yattığını 12 kişiyi tek tek arayarak telefonla söylediği halde geldiğimizde geminin 2 yıldır yerinden kıpırdamadığını öğrenen bizler, her şeye rağmen canla başla, gemiyi kaldırmaya çalıştık. Gemi tam olarak tersanelik ve hayalet gemi konumundaydı. 1 hafta boyunca gemiden sadece çöp atıldı. Zaten bilindiği üzere bu tonajdaki bir gemi de tüm overhaul’lerin yapılması için 12 kişilik personel (2’si kabin personeli) yetersizdir ki malzemeler dahi ikmal edilmeyip aksine gemiden malzeme götürülmüştür. Bizim tamir ekibi olmayıp sadece gemiyi yürütecek personel olduğumuz zaten denizcilik evraklarımızdan anlaşılır. Geldiğimizde 1 ay boyunca duş almadan (1 kez otelde duş almaya gidildi) sadece kullanım suyunu yaşam mahalline vermek için uğraşan, gece gündüz çalışan bizler, hatayı açıklamada geçtiği gibi gelmekten vazgeçen kaptan ve çarkçıbaşını dinlemeyip ki kaptan ve çarkçıbaşı Mengü Pasinli’nin tutarsız davranışları yüzünden gelmekten vazgeçmiştir. Bu işin güvenli olmadığına dair duyumlarını dikkate almadan sırf Kanada firması olmasına aldanıp geldik. Ayrıca geminin demirde tamiri konusunda, geminin jeneratörleri çalışmadığından ötürü gemi sahil elektriği ile beslenmektedir. Geminin rıhtımda kalması zorunluluk ve armatör tercihidir. Bizim bu konuda hiçbir talebimiz olmamıştır. Yapılan kumanya harcaması ise tamamen abartılmıştır. Kumanya listelerinde depozito damacanalardan tutun, kendi özel harcamalarına, temizlik malzemesine, müstehlik malzemesine ve yedek parçasına kadar bir çok şey ilave edilmiştir ki gemide tüketilen kumanya armatör ve armatör adamı ıle çoğu zaman 14 kişi olarak tüketilmiştir. Kaldı ki ülke standartlarının yüksek olması kumanya fiyatlarına da yansımıştır. (1 ekmek 3 dolar). Daha yazacak çok şey olmasına rağmen internet üzerinden saçma polemiklere girmemek için susuyoruz. Hakkımızı yasal yollardan sonuna kadar aramaya devam edeceğiz. Zaten mahkemede de görüleceği üzere hiçbir şekilde daha fazla para istemeyip sadece alamadığımız maaşlarımızı istediğimiz mahkeme başladığında görülecektir. Haber sonunda belirtilen itibar zedelenmesi konusuna gelince, her şeyden önce bizim babalık ve kocalık onurlarımız zedelenmiştir ve kanaatimizce bu tüm itibarlardan önemlidir. Kaptan Semih Özkan, 2. Zabit Kaan Akpınar, Baş Mühendis R. Serdar Karasu, 3. Mühendis Ufuk Uçman, Elektrik Zabiti Ersin Ergün, Güverte Lostramosu Alirıza Kan, Makine Lostramosu Zekai Aş, Fiter Mehmet Gümüşöz, Yağcı Mesut Meral, Yağcı Serhat Cenik, Aşçıbaşı Seydi Güray, Kamarot Umut Ateş."
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner324

banner325

banner327