Kaşıkçı’nın 30 yıllık arkadaşı konuştu: Kahtani ailesi tehdit ediyordu!

Kaşıkçı’nın 30 yıllık arkadaşı konuştu: Kahtani ailesi tehdit ediyordu!

Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018 tarihinde gittiği Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülmesine ilişkin 2’si azmettirici 26 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya müşteki Hatice Cengiz ve avukatları katıldı. Sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu. Mahkeme başkanı Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6 şüpheli hakkında açılan 2. dava dosyasının görülmekte olan ana dava dosyası ile birleştirildiğini belirtti. Söz alan müşteki Hatice Cengiz şikayetinin devam ettiğini belirtti.

30 YILLIK ARKADAŞI TANIK OLARAK DİNLENDİ

Duruşmada tanık olarak dinlenen Mısır eski Cumhurbaşkanı adayı eski politikacı ve gazeteci Dr. Ayman Nour ifadesinde Cemal Kaşıkçı’yı 30 yıldır tanıdığını, Londra’da bir dergi projesinde beraber çalışmaları vesilesiyle tanıştıklarını ve ölümüne kadar arkadaşlıklarının devam ettiğini söyledi. Nour ifadesinde, “Mısır’da kurulmuş bir partinin önderliğini yapmıştım. Başbakanlık üzerine yapılan seçimlerde temsilcilik yaptım. Türkiye’deki Mısır televizyon kanalları üzerine yatırımlarım var” dedi.

“KAHTANİ AİLESİ TEHDİT EDİYORDU”

2016 sonrası Cemal bana Kahtani ailesi tarafından tehdit edildiğini söyledi. Kahtani ailesi Suudi Kraliyet ailesine yakındır. Cemal 2016 yılında Muhammed Bin Selman ile görüştü. Görüşme bittikten sonra Cemal tam çıkarken onu geri çağırıp sen sürekli Türkiye’ye gidiyorsun ve Ayman Nour ile neden görüşüyorsun diye sormuş. Cemal bu soruya cevap vermediğini ancak çok şaşırdığını söyledi bana. Sonra Cemal Türkiye’ye gelince bir fotoğraf çekildik beraber ve Cemal bu fotoğrafı twitter hesabında paylaşıp Muhammed Bin Salman’a cevap olarak ‘Ayman Nour çok eski arkadaşım’ yazdı. Muhammed Bin Salman Arap Baharı’na zırt görüşlü bir insandı. Kim Arap Baharı’na karşıysa benim onu savunmadığımı biliyordu. Cemal ile aramızda bu konuşmaların olduğunu biliyordu ” dedi.


TEHDİTLERDEN DOLAYI AĞLAMIŞ

Mahkeme başkanının 2017 yılında Cemal Kaşıkçı’nın bir TV’de yaptığı konuşmayı sorması üzerine Nour, “Cemal Amerika’dayken gece çok geç bir saatte beni aradı. Skype üzerinden bağlanmak istedi. Biz de çok şaşırdık neden bir anda yayına çıkmak istedi diye. Daha önce defalarca röportaj talebinde bulunmuştuk ama Arabistan hükümetiyle arası kötü olduğu için kabul etmezdi. Yayında ne söyleyeceğinin içeriğini bana söylemedi. Çok garibime gitti. Çok sert açıklama yaptı. Bu sert açıklamaları beni şaşırttı. 1 hafta sonra Cemal İstanbul’a geldi görüştük. Röportaj vereceğini söyledi benim kanalıma. Ancak Skype üzerinden yapılan röportajın silinmesini ve sosyal medyada yayınlanmamasını istedi. Ben ‘neden’ diye sordum. Kahtani kendisini aramış çok sert bir şekilde tehdit etmiş. Onun çocukları olduğunu ve tanıdığını söylemiş. Cemal o esnada hıçkırıklarla ağlamaya başladı. Normalde çok sakin bir insandı Sakinleştirmeye çalıştım. Çok tehdit edildiğini söyledi. Zaten sonraki röportajında da Skype’da yaptığı konuşmanın tam tersi bir konuşma yaptı. Mısır ile Suudi Arabistan arasında ilişkiler başlamıştı. MBC Suudi kanalı ancak program sunucuları Mısırlıydı. Televizyonda Cemal Kaşıkçı ve benim öldürüleceğimizi söylediler. Ben bu televizyon konuşmasının CD’sini alıp savcılığa verdim” dedi.

“BANA KONSOLOSLUKTA NASIL DAVRANDIKLARINI SORDU”

Cemal Kaşıkçı’nın konsolosluğa ilk gidişinden sonra kendisini aradığını söyleyen Nour, “Bana ‘hiç konsolosluğa gittin mi sana davranışları nasıl oldu’ diye sordu. Ben de bana herhangi bir saygısızlık yapmadıklarını ama taleplerimin de yerine getirilmediğini söyledim. Hatice hanımla evlenmek için bir evrak alacaktı. Kendisine bu evrakı verip vermeyeceklerini sordu bana. İlk görüşmeye gittiğinde kendisine çok iyi davrandıklarını çok saygı gösterdiklerini hatta bu adamları böyle eleştirerek zulüm mü yaptık acaba diye bile söyledi. Ben ona evrağı aldın mı diye sordum. O da bir hafta sonra vereceklerini söyledi. Sonra konsolosluğa ikinci kez gidince de malum olay oldu” dedi.

Mahkeme duruşmaya gelmeyen tanıkların zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı 4 Mart tarihine erteledi.