Manisa depremi neden İstanbul'dan hissedildi! Uzmandan son dakika açıklaması

Türkiye'de dünden bugüne deprem fırtınası yaşanıyor. Manisa'daki 5.4 büyüklüğünde depremin İstanbul'dan hissedilmesi sosyal medyada gündem oldu. Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Tatar Manisa'daki depremi yorumladı.

Manisa depremi neden İstanbul'dan hissedildi! Uzmandan son dakika açıklaması

Dün akşam peş peşe meydana gelen ve birçok şehirde hissedilen Manisa depreminin ardından bu sabah da Ankara'nın Akyurt ilçesinde 3,8 ve 4,5 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Özellikle Manisa'yı sallayan 5.4 büyüklüğündeki depremin İstanbul'dan net bir şekilde hissedilmesi vatandaşları tedirgin etti.

Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Tatar, Manisa'daki depremin nasıl ve neden İstanbul'dan hissedildiğini milliyet.com.tr'ye yorumladı.

MANİSA DEPREMİ NEDEN İSTANBUL'DAN HİSSEDİLDİ?

Prof. Dr. Orhan Tatar, Manisa depreminin sığ bir deprem olduğunu belirtirken, "Deprem yüzeye çok yakındı. Sığ bir depremdi. Yer kabuğuna yaklaşık 7 kilometre mesafede cereyan etti. Bu, depremin bölgede hissedilmesinin birinci nedeni. Çevre illerde ve İstanbul'da depremin hissedilmesinin bir diğer sebebi ise depremin kuzey güney yönlü olması. Deprem bu yüzden İstanbul'un güney ucunda hissedildi. Kuzey'de hissedilmediği bilgisine sahibiz." diye konuştu. 

Tatar, depremin İstanbul'da hissedilmesinin bir diğer sebebinin ise bölgenin yapısıyla ilgili olduğunu belirtti. Orhan Tatar, "Bazı ilçelerimizde depremin daha şiddetli hissedilmesinin sebebi zemin. İlçelerde zemin dayanıklı değil. Özellikle yapılar alüvyon dediğimiz taşıma bir zeminin üzerinde. Bu da depremin daha sert hissedilmesine olanak sağlıyor." dedi.  

"TAMAMEN TESADÜF"

Sosyal medyada bazı kullanıcıların konuyu manipüle ettiğini düşünen Tatar, "Marmara'daki 'büyük deprem' ile bu deprem arasında hiçbir bağlantı yok. Birbirinden bağımsız iki fay sisteminden bahsediyoruz. İran, Ankara ve Manisa'daki depremleri ilişkilendirmek de doğru değil. Tamamen tesadüf. Hiçbir jeolojik bağ yok. Aslına bakarsanız bizim 5 civarındaki depremlerin hiçbirini konuşmamamız lazım. 6 büyüklüğünün üzerine çıkılmadıkça bu depremler yıkıcı olmuyor. Doğal olarak bu tartışmalar sadece halkı paniğe sevk ediyor. Aksine konuşulması gereken şey, ne yapılması gerektiği. Büyük bir deprem yaşanmadan nasıl önlemler alacağımızı konuşmalıyız. Hatırlarsanız, 26 Eylül'de Marmara'da olan 5.8 büyüklüğündeki depremden sonra bile büyük bir karmaşa yaşandı." dedi ve ekledi: 

"6'dan daha büyük bir depremde yaşayacaklarımızı düşünmek bile istemiyoruz. O yüzden alacağımız önlemleri derhal konuşmalı ve harekete geçmeliyiz. Bireysel olarak da tedbirlerimizi almalıyız." 

"HASAR OLAN EVLERE GİRİLMEMELİ"

Manisa'da 200'den fazla artçı olduğunu belirten Prof. Dr. Orhan Tatar, "Yaşanan artçıların büyüklükleri anbean azalıyor. Depremler yavaş yavaş etkisini yitirecek. Ama bölge halkı yine de tedbirli olmalı. Hasar olan evlere girilmemeli. Özellikle yetkililerin "tehlikeli" diye tabir ettiği binalardan uzak durulmalıdır." diye konuştu. 

 MANİSA DEPREMİNİN HİSSEDİLDİĞİ İSTANBUL'A "ZEMİN" UYARISI

Manisa'nın Akhisar ilçesinde dün saat 22.22'de meydana gelen ve 9,8 saniye süren 5,4 büyüklüğündeki deprem sadece merkez üssü ve yakınlarında değil, kilometrelerce ötedeki İstanbul, İzmir, Bursa, Balıkesir gibi illerde de hissedildi. İstanbul'un bazı ilçelerindeki vatandaşlar ise depremden kentin diğer bölgelerinde yaşayanlardan daha fazla etkilendi.

İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ziyadin Çakır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Manisa'da meydana gelen depremin İstanbul'da da hissedilmesinin normal olduğunu söyledi. Merkez üssüyle İstanbul arasındaki mesafeye bakıldığında depremin meydana geldiği derinliğin de önemsizleştiğini ifade eden Çakır, küçük depremlerin yakın mesafelerde, büyük depremlerin ise uzak mesafelerde hissedilebileceğini dile getirdi.

İstanbul'da bazı ilçelerin diğerlerine göre depremi daha fazla hissetmesinin ise zeminle alakalı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çakır, "Kötü zeminler deprem dalgalarını büyütüyor, normalden fazla hissedilmesine neden oluyor. Depremin daha fazla hissedildiği yerler zemini problemli yerler." dedi.

 "GÖZARDI EDİLECEK BİR DEPREM DEĞİL"

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nden Prof. Dr. Okan Tüysüz de Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün depremin büyüklüğünü 5,6 olarak açıkladığını, bunun da "gözardı edilecek bir deprem" olmadığını kaydetti. Kütahya'nın Simav ilçesinde 19 Mayıs 2011'de yaşanan 5,9 büyüklüğündeki depremin ardından da İstanbul'un Sarıyer ilçesinde bazı binalarda ince çatlaklar oluştuğunu anlatan Tüysüz, "Manisa'daki son deprem, yaklaşık 3 bin 800 ton dinamit patlamasına eşdeğer." dedi.

Tüysüz, depremin İstanbul'da bazı bölgelerde daha fazla hissedilmesinde ise bölgenin zemininin etkili olduğunu ifade ederek, depreme nerede olunursa olunsun hazırlıklı olmak gerektiğini sözlerine ekledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner324

banner325

banner327

banner330