"rize Organik Havzaya Dönüşebilir"

Rize Ziraat Odası Başkan Adayı Temel Ali Uzun, Rize’nin kimyasal gübreden vazgeçilerek organik havzaya dönüştürebileceğini söyledi.Rize Ziraat Odası Başkan Adayı Temel Ali Uzun, Rize Basın Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında...

Rize Ziraat Odası Başkan Adayı Temel Ali Uzun, Rize’nin kimyasal gübreden vazgeçilerek organik havzaya dönüştürebileceğini söyledi.
Rize Ziraat Odası Başkan Adayı Temel Ali Uzun, Rize Basın Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı. Uzun, Rize Ziraat Odası’nın yıllık 1 milyon TL civarında geliri ve 100 bin’e lakın üyesi ile dev bir STK olduğunu, ancak bu gücün karşılığını veremediğinden dolayı “Uyuyan devi uyandırmak için” aday olduğunu hatırlattı. Uzun, gelişmiş toplumlarda tarımla ilgili STK’ların yönetimlerde etkin olduğunu, ancak Türkiye’nin bir tarım ülkesine rağmen çiftçi ve tarım örgütlerinin yeterli etkinliği bulunmamasına dikkat çekip, “Biz her konuda fikir bildiren ancak her şeye burnunu sokmayan bir yönetim şekillendireceğiz. Bu derece büyük bir STK başta tarım sektörü olmak üzere Rize’nin ve Rizelilerin kalkınmasına destek sağlayacak adımlarda fikir sahibi olmalı ve fikir bildirmelidir” dedi.
RİZE ORGANİK HAVZA OLABİLİR
Rize’de çay tarımının genel tarımın yüzde 84’lük bölümünü oluşturduğunu ve çay sektörünün yıllık 2 milyar dolarlık bir işlem hacmi olduğunu belirten Uzun, “Yapılacak projeler ile çay sektörü daha da iyileştirebilir. Biz ilimizin organik bir tarım havzasına dönüştürülmesi için kullanılan suni gübreden vazgeçilerek doğal gübre kullanımına geçilmesi için girişimlerde bulunacağız. Kimyasal gübreden vazgeçilerek Rize organik tarım havzasına dönüştürülebilir. Bu şekilde ürünümüzün değeri artacağı gibi, üreteci ve sanayicimizin de refahı yükselecektir” ifadelerini kullandı.
OSB’DE SOĞUK HAVA DEPOSU
Uzun, çay kadar kivi ve diğer tarım ürünlerini de önemsediklerini ifade ederek “İlimizde bir soğuk hava deposu bulunmadığı için, kivi üreticileri topladıkları kivileri zaman kaybetmeden satmak zorunda kalıyor. Bu nedenle üretilen kivi gerçek değininin çok altında elden çıkıyor. Şuanda bu yönde bir çalışma olup olmadığını bilmiyorum. Ancak göreve geldiğimizde Organize Sanayi Bölgesi içerisinde bir kivi soğuk hava deposu oluşturmayı düşünüyoruz. Bunun kaynağını bulmak hiç de zor olmayacak. Ziraat Odalar Birliği bünyesinde bulunan Avrupa Birliği Projeleri departmanı ile iletişim kurup alacağımız proje desteği gerekli kaynağı oluşturacağız” diye konuştu.
12 MİLYON TL NEREDE ?
Uzun, adaylığının açıklanmasının ardından mevcut yönetimin hakkındaki iddialarına da cevap vererek “Odanın sahip olduğu ekonomik imkanların şahsi çıkarlarımız için kullanılacağını iddia ettiler. Ben soruyorum. Bu odalar para yeme yeri midir Bu odalarda para mı yeniyor ? Böyle bir sistem mi var ? Bir çok sivil toplum kuruluşunun içerisinde görev aldım. Böyle bir şey görmedim. Eğer varsa bu bizimle son bulacak. Mevcut başkan 14 yıldır görevde. 14 yılda odanın yaklaşık 14 milyon TL geliri olmuş. Bu para nerede ? Bu para ile ziraatın geliştirilmesi adına ne yaptılar ? 2 milyon TL paraları olduğunu söylüyorlar. O zaman 12 milyon TL nerede ?" şeklinde konuştu.
"ÇAYKUR ÖZELLEŞTİRİLSİN DEMEDİM"
Uzun, 2010 yılındaki bir makalesinde “Çaykur’un özelleştirilmesini desteklediği” yönünde ifadeleri bulunduğu iddialarını yanıtlayarak, “Benim makalem arşivlerdedir. Gizli bir şey değildir. İsteyen bugün de o makaleme ulaşıp okuma imkanı bulabilir. Söyledikleri kesinlikle iftiradır. Ben kesinlikle Çaykur’un özelleştirilmesini savunmadım. O günlerde Çaykur’un özelleştirilme tartışmaları vardı. Eğer özelleştirilecekse, bu kaçınılmaz hale gelecekse alınması gereken bir takım tedbirlerden bahsettim. Makalemde bahsettiğim tedbirler arasında, Çaykur özelleşecekse yüzde 49’unun devlette kalması, 30’unun halka kalan 21’inin ise Ticaret Borsası’na verilmesi gerektiğini savunmuştum. Ancak eleştirirken yazıyı bile okuma ihtiyacı duymamışlar” dedi.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner321

banner324

banner325

banner326

banner327