Bakan Bozdağ HYSK seçimlerini böyle yorumladı!

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ HSYK seçimlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Bakan Bozdağ HYSK seçimlerini böyle yorumladı!
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HSYK seçimlerine ilişkin “Maalesef çok kara propaganda yapılıyor. Paralel medya her gün yalanı Allah rızası için söylüyor. Yalanı Allah rızası için söyleyenlere biz cevap vermekle yetişemeyiz” dedi.

Adalet Bakanı Bozdağ, Avukatlık Mesleğinden Geçen 4. dönem Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile 9. dönem İdari Yargı Hakimleri Kura Töreni’ne katıldı. Bozdağ, tören öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Yargıtay’daki HSYK seçimlerinin sorulması üzerine "hayırlı olsun" dileğinde bulunan Bozdağ, “Hâkim ve savcılarımız 12 Ekimde kendileri hakkında atama, talim, terfi ve disiplin konularını karar verecek. En yüksek kurul olan HSYK’ya üye seçimini gerçekleştirecektir. Yargıtay’daki seçim tamamlanmasıdır. Danıştay’da 29 Eylül de seçim var. Adalet Akademisi de kendi göndereceği üyeyi 16 Ekim de seçilecek. Sayın Cumhurbaşkanımızın atayacağı 4 üye var. Cumhurbaşkanının takdirinde olan bir konudur. Şuana kadar Yargıtay seçimi tamamladı. Yargıtay da seçilen üyeleri tebrik ediyorum. Başarılar diliyorum” diye konuştu.

MAHİR ÜNAL’IN AÇIKLAMALARI

"AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal’ın seçim sonuçlarına ilişkin ’paralel yapıya yakın isimlerin hâkim olması durumunda bu seçimi gayrimeşru sayarız’ şeklinde bir ifadesi oldu. İbrahim Okur da ’O zaman atamayı yapsınlar’ diye yanıt verdi. Nasıl değerlendiriyorsunuz " sorusu üzerine Bozdağ, şöyle cevap verdi:

“Her seçim öncesi olduğu gibi bu seçim öncesinde maalesef kara propagandalar, iftiralar, yalanlar ortada geziyor. Bir defa herkese şunu ifade etmek isterim. Bu seçim hâkim ve savcılarımızın kendileri ilgili karar verecek en Yüksek Kurul üyelerini belirledikleri bir seçimdir. Hükümetin seçimi değildir. Medyanın seçimi değildir. Bazı grupların seçimi değildir. Paralel yapı veya başka tür yapılarında seçimi değildir. Hâkim ve savcılarımızın kendilerine ilişkin kararları verecek. Maalesef çok kara propaganda yapılıyor. O yüzden bu propagandalara herkesin kulaklarını kapatmasını ve vicdanların sesine göre hareket etmesini tavsiye ederim. Bazıları bu seçimin hükümet seçimi gibi gösterme gayreti içerisindeler. Hükümeti seçime müdahale etmekle itham ediyorlar. İthamdan öte bu bir iftiradır. Milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. Hükümetin seçimlere her hangi bir müdahalesi asla söz konusu değildir. Ne benim ne başka biri hükümetten herhangi bir hâkim ve savcıya oy istediğini, propaganda yaptığını ve ya bir şey söylediğini hiç kimse ifade edemez. Bu lafları yalanları söyleyenlere buradan ifade etmek istiyorum. Maalesef seçim süresi içerisinde hâkim ve savcılarımızın iradelerini etkilemek maksadıyla hükümeti işin içine katmak istiyorlar. Bir takım kirli propagandalar, yalanlar, iftiralar piyasada konuşuluyor. Ben bunların seçim öncesi bir yalan furyasını burada görüyorum. En büyük kararı hâkim ve savcılarımız hem bu yalancılara, hem de bu iftiracılara vicdanlarının sesini dinleyerek vereceklerdir. Hâkim ve savcılarımızın sandıkta vereceği karar saygın bir karardır. Buna dair de kimsenin farklı bir değerlendirme yapması söz konusu değildir.“

"NET SÖYLÜYORUM: KARA PROPAGANDA"


"Gayrimeşru sayılması mümkün müdür?" sorusu üzerine ise Bozdağ, “Bunu Mahir Beye soracaksınız. Ben çok net söylüyorum. Bunlar kara propaganda, seçime dönük iftira kampanyaları, yalan kampanyaları. Siz bunlara aldırmayın şuan da bu lafı büyütmek suretiyle hâkim ve savcılarımızın üzerinde başka baskılar, başka korkuları birileri oluşturuyor. Lütfen kimse bunlara itibar etmesin. Hâkimlerimizin, savcılarımızın Yargıtay da verdiği karar nasılsa 12 Ekimde verdikleri karar da böylesine güçlü bir karardır. Bu dışındaki düşünceler ve değerlendirmeler tamamıyla seçime dönük kara propaganda yapan çevreler tarafından bazıları çarpıtılıyor. Bağlamından kopartılarak. Mahir Beyin açıklaması da maalesef bağlamından kopartılması suretiyle çarpıtılmış bir açıklamadır. Herkese yalana dolana değil, kendi vicdanlarına göre karar vermeye çağırıyorum. Seçime dönük hükümeti işin içine sokma gayretlerini tamamı bir karar propagandadır. Bir seçim kampanyasının bir parçasıdır. “

YA PARALEL YAPI HAKİM OLURSA !

“Seçinin durumuna göre paralel yapının hâkim olması durumunda HSYK’ya yönelik yeni yasal düzenleme düşünülüyor mu?” sorusuna Bozdağ, şöyle cevap verdi:

“Çok net söylüyorum. Şuanda yürüyen bir seçim süreci var. Bu seçim sürecinin sonuçları çıkmış gibi değerlendirme yapmasını da doğru görmüyorum. Hâkim ve savcılarımızın kararları sandıkta çıkacaktır. Ben bu yalanların, iftiraların hangi birine cevap vermekle yetişeyim. Ben cevap veremem. Paralel medya her gün yalanı Allah rızası için söylüyorlar. Yalanı Allah rızası için söyleyenlere biz cevap vermekle yetişemeyiz.”


Güncelleme Tarihi: 26 Eylül 2014, 16:27
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hamdi Yalçın
Hamdi Yalçın - 8 yıl Önce

HSYK SEÇİMLERİNDE KARA PROPAGANDA NİÇİN ?
Hamdi YALÇIN(hamdiyalcin1@hotmail.com)
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bıçak sırtında görev yapıyor. Bu teşkilatın başında olmak sanıldığı kadar kolay olmasa gerek. Adalet Bakanı Bozdağ makamına oturduğu ilk günden itibaren hep kara propağanda ve karalama kampanyalarıyla karşılaştı. Bu menfi propagandalar halen sürüyor. Adalet Bakanlığında yargı mensuplarının ve yargının hızlanması ve teşkilatın daha çok ileriye gitmesi için yapılacak o kadar çok önemli işler imza beklerken , birileri sayın Bozdağ'ın iş yapmasına fırsat tanımak istemiyor adeta yürüdüğü , geçtiği yerlere mayın döşüyorlar.
12 Ekim'de HSYK 'da görev yapacak yargıçlar'ın seçilmesine az bir zaman kala , yine kara propağanda ve menfi kampanyalar bir kısım medya ; köşe yazarları ve gazete haberlerinde yer alıyor. Sessiz devrim yapan hükümetin icraatları içerisinde önemli bir yer alan Adalet Bakanlığı ve sayın Bozdağ'a yapılmak istenen engeller, kara propağanda ve döşenen mayınlar elbette bunu yapanların kendilerine dönecektir.
Sayın Bakan'ın Diyarbakır gezisi skandal olarak nitelendirilmiş; ana muhalefet partisinin bir milletvekili Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın, Diyarbakır Başsavcısı Ramazan Solmaz’ı ziyaretinde makamına oturduğu ve başsavcının, yakın ilgi gösterdiği bakanla çekilen fotoğrafı TBMM gündemine taşımış ve bir çok haber sitesinde bu görüşme skandal olarak yer almıştır. Başsavcının , sayın Bozdağ 'ın ziyaretlerinde misafirperverlik örneği sergileyerek ve büyük bir jest yaparak koltuğunu Adalet Bakanı'na teslim etmişse bunda skandal olacak ne var? Ana muhalefet partisi sayın milletvekili TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yazılı cevaplaması için de birtakım sorular yöneltmiştir.
İşte Kargaları dahi güldürecek sorulardan bir tanesi "Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını ihlal eden Başsavcı hakkında soruşturma başlatılacak mıdır? Başlatılacak ise ne zaman başlatılacaktır? "
Sayın milletvekili ve halkımız çok iyi bilirler ki, Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı bu tür mağazin haberleriyle ihlal edileceğini düşünenler büyük bir yanılgı içerisindedirler. Anayasa'nın 138.maddesini bilmesi gereken milletvekili Hakimlerin görevlerinde bağımsız olduğunu, hiçbir organ, makam , merci veya kişi , yargı yetkisinin kullanılmasında Mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat ...." verilemiyeceğini de çok iyi bilmesi gerekmez mi?
Adalet Bakanı Bozdağ'ın Anayasanın 2. ve 138.maddelerini çok iyi bildiğine inanıyorum. Onun için milletvekilinin soru önergesini pek kaale alacağını sanmıyorum.
Adalet Bakanı Bozdağ istediği zaman istediği adli teşkilatı ziyaret etmek için başkalarından izin mi alacak ? Birileri yabancı hayranı olabilirler. Yoksa onlar yabancı ülke Bakanlarının gelip inceleme ve ziyaretlerde bulunmasını mı bekliyorlar!
12 Ekim HSYK seçimlerine dönersek, seçimlerde Yargıda Birlik Platformu, Yargıçlar Sendikası ve bağımsız adaylardan oluşan üç liste yarışacak. Seçime katılacak tüm adaylar tabii ki meslektaşlarına en iyi hizmeti sunacaklarını söyleyecekler, kendilerini tanıtacaklar meslektaşlarından oy istiyeceklerdir. Fakat her nedense Yargıçlar sendikası Adalet Bakanı Bozdağ'ın seçim öncesinde yaptığı ziyaretlerden pek hoşnut gözükmüyor. Onlara göre sadece kendileri bu kurulda yer almak istiyorlar. Bu yarış gayet medeni ve Demokratik bir ortamda geçmelidir. Yargıçlarımız gayet bilinçli, kendilerini yüksek kurulda temsil edecek adayları seçerlerken kılı kırk yararak ,en iyi adayı kurula göndereceklerdir.
Sayın Bozdağ'ın hükümete yakın adaylara oy vermeyenleri mağdur edeceği ve onlara gözdağı verdiği yönündeki haberlerin asla doğru olmayacağı bir gerçektir.
En bariz örneği kısa bir süre önce Yüksek Yargımız Yargıtay'da seçimler tamamlanmış ; HSYK'nın Yargıtay kontenjanından gelen 3 asıl 3 yedek üyesi belirlenmiştir. Sayın Bozdağ kazananları tebrik ederek, başarılar dilemiş , diğer seçimlerin de hayırlı olması temennisinde bulunmuştur.
Bu seçimler hükümetin, siyasilerin ve bazı grupların da seçimi olmayacaktır. Maalesef Adalet Bakanı her ne yaparsa yapsın aleyhine öyle bir karalama kampanyası yapılıyor ki, sanki Bakan Bozdağ kapı kapı dolaşıp bazı adaylar için oy istiyormuş ve Bakanlığa yakın adayların kazanamaması halinde seçimlerin meşru olmayacağı imajı ve propaganda'sı yapılıyor.
Adalet Bakanı sayın Bozdağ'ın söylemiş olduğu şu sözü tüm halkımızın anlayacağını ümit ediyorum: "Hakimlerimizin, savcılarımızın Yargıtayda verdiği karar nasıl meşru bir kararsa, 12 Ekim'de verecekleri karar da öyle meşru bir karardır. "
HSYK'na seçilecek adayları belirliyecek ülkemizin vefakar ve fedakar hakim ve savcıları oylarını hiç kimsenin etkisi ve tesiri altında kalmadan, hiç kimsenin oylarını ipotek altına almasına izin vermiyecekler ve kendi hür iradeleriyle oylarını vereceklerdir.
HSYK seçimleri nedeniyle; kara propaganda'yı yapanların tek dertleri Adalet Bakanı'nı yıpratmaktır. Bunu da iftirayla, söyleneni çarpıtmayla yapıyorlar, ama nafile.

SIRADAKİ HABER

banner321

banner326