Emniyet müdürüne kumpas yapıldı mı?

Adalet Bakanlığı'nın kontrolündeki Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden sahte kayıtla 'tefecilikle' suçlanan dönemin Mersin eski Emniyet Müdür Yardımcısı Süleyman Pamuk'un Avukatı Orhan Oğuz Çetinkaya, mesleki olarak ilerlemesini durdurmak için Pamuk'a kumpas kurulduğunu ileri sürdü.

Emniyet müdürüne kumpas yapıldı mı?

Mersin'de vali, belediye başkanları, siyasiler, yargı ve emniyet mensupları ile iş adamlarının da bulunduğu 123 kişinin yasa dışı yollarla dinlenmesiyle ilgili savcılık soruşturması sürerken, bu kişiler arasında yer alan, halen genel müdürlükte görevli Emniyet eski Müdür Yardımcısı Süleyman Pamuk'un, UYAP üzerinde sahte kayıtlarla hakkında tefecilik iddiasıyla suç kaydı bulunduğu ortaya çıktı. Gelişmeleri değerlendiren Pamuk'un avukatı Orhan Oğuz Çetinkaya, müvekkilinin 2011'de terfi etmesini ve il emniyet müdürlüğü gibi önemli ve kritik görevlere atanmasını önlemek için önce 2009 yılında hayali bir sicil kaydı tutulduğunu, 2011'de ise hayali bir örgütle ilişkilendirilerek dinlendiğini söyledi.

Müvekkilinin mesleki olarak, teşkilatının istihbarat birimlerinde uzun yıllar başarıyla görev yaptığını, birçok defa takdirname ve maaş ödülleri aldığını kaydeden Av. Çetinkaya, "Süleyman Pamuk'a kurulan kumpaslar, senaryoyu yazanların ve uygulayanların o dönemde ne kadar güçlü ve pervasız olduklarını ama en acısı da ne kadar insanlıktan uzak ve vicdandan mahrum olduklarını göstermektedir" diye konuştu.

SAHTE KAYIT BULUNDU

Kumpasları kuranların ne kadar organize bir yapı olduklarını gösteren bilgilerin var olduğunu vurgulayan Çetinkaya şöyle devam etti:

"2009 yılında hem müvekkilim Süleyman Pamuk hakkında hem de aynı yapının kumpas kurduğu diğer müvekkilim Ahmet Barış Sanal hakkında, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı 2009/27722 sayılı dosya içeriği ile ilgisiz bir şekilde tefecilik suçundan sicil kaydı girilmiştir. Ancak dosya müvekkillerimin ifadeleri dahi alınmadan takipsizlikle kapatıldığı için ve karar da bize tebliğ edilmediği için bu sahte kayıttan haberimiz olmamıştır. Takipsizlik kararı verildiğinden, söz konusu sahte kayıt, adli sicil kaydında da çıkmamaktadır. Ancak Süleyman Pamuk'un kritik bir göreve atanması söz konusu olduğunda, kumpası kuranlar bu sahte kaydı, bilgi notu olarak atama hususunda karar vericilere sunmakta ve böylece kendisinin önünü kesmektedirler. Uzun uğraşlarımız sonunda bu sahte kayıt düzeltilmiştir. Bu kaydı oluşturan memur ise resmi kayıtlarla tespit edilmiş, ancak adliye içerisindeki aynı yapı tarafından korunarak adalet önüne çıkartılmaktan kurtarılmıştır. Yaptığımız araştırmada Adana 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/105 sayılı dosya ile sahte bir kayıt daha yapıldığını saptadık. Uzun uğraşlarımız sonucunda bu sahte kayıt da silinmiştir. Ancak bu olayda, maalesef bu sahte kaydı kimin girdiği hala gizlenmektedir. Bu yüzden yargı ve emniyet içerisindeki bu yapının hala var olduğunu tamamen etkisiz hale gelmemiş olduğunu düşünüyoruz"

HAYALİ ÖRGÜTLE SUÇLANDI

Adliye ve emniyet içerisindeki bu organize yapının faaliyetleri hakkında soruşturmalar başladığında müvekkili Süleyman Pamuk'a kurulan kumpasların net olarak ortaya çıktığını da belirten Çetinkaya şöyle dedi:

"Halen soruşturması savcılıkça devam eden Mersin'deki yasa dışı dinleme eylemleriyle ilgili dosyada, müvekkilimin de sahte gerekçelerle dinlendiğini gördük. Tefecilik suçlaması ile alakalı bir dinleme gerekçesi vardı. Fakat bu dinleme gerekçesinde tahmin edilmesi asla mümkün olmayan bir şey daha vardı. 'Başkanlar Grubu' adında hayali bir örgüt vardı. Bu örgüt, üyesi, eylemi, şikayetçisi, mağduru, soruşturması, telefon numarası, tapesi, hakkında hiçbir bilgi olmayan adı bile duyulmamış bir örgüttü. Müvekkilim bu hayali örgüt ile bağlantılı olduğu gerekçesi ile dinlenmişti. Bu dinlemelerin amacı tamamen müvekkilimin özel hayatının gizliliğini ihlal ederek şantaj yapabilecekleri ve terfisini ya da kritik görevlere atanmasını engelleyebilecekleri bilgiler edinmekti. Ancak işlerine yarayacak hiçbir bilgi bulamayınca, ellerindeki büyük gücün de verdiği güvenle ve emniyet içerisindeki bu yapının talimatları ile hiç çekinmeden sahte suç isnatlarında bulunmaktan, sahte sicil kayıtları oluşturmaktan, hayali örgütler uydurmaktan çekinmemişlerdir. Bir dizi kumpas açıkça ortaya çıkmıştır. Türk halkı artık, gerçek mağdurlara, mesleki gelecekleri karartılan, çocuklarının dahi mesleki gelecekleri ile oynanan, kamuoyuna mal olmuş kişilerin yanında bugüne kadar sesini duyuramamış olan pırıl pırıl bu insanlarımıza sahip çıkmalıdır."


Güncelleme Tarihi: 23 Eylül 2014, 12:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner321

banner326