Karaarslan: “ön Sıraya Oturtmak Sorunu Çözmez”

Çocuklarda, göz sağlığının okuldaki başarının sigortası olduğu, öğrencilerde göz bozukluğunun tespiti ve tedavisi için ise öğretmenlere büyük görev düştüğü belirtildi.Okul çağındaki çocukların gözlerindeki bozukluk ve hastalıkların,...

Karaarslan: “ön Sıraya Oturtmak Sorunu Çözmez”
Çocuklarda, göz sağlığının okuldaki başarının sigortası olduğu, öğrencilerde göz bozukluğunun tespiti ve tedavisi için ise öğretmenlere büyük görev düştüğü belirtildi.
Okul çağındaki çocukların gözlerindeki bozukluk ve hastalıkların, çocukların başarılarını olumsuz yönde etkilediğini söyleyen Dünya Göz Hastanesi Adana Medical Koordinatörü Op. Dr. Cüneyt Karaarslan, görme bozukluğu olan çocukların genellikle sınıflarda ön sıraya oturtulduğunu ancak bu durumun sorunu çözmediğini belirtti.
Göz bozukluğunun mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini kaydeden Karaarslan, “Çocuk sınıfta dersleri duyuları yardımıyla izler ve iletişim kurar. Eğitmenin mesajları daha çok görsel ve işitsel yolla beyne ulaşır. Bu duyularda problem varsa çocuk konuyu izleyemediği gibi, çaba göstererek yorulur. Bu durum çocuğun ruhsal durumuna yansır” dedi.
"TELEVİZYON, GÖRME BOZUKLUĞUNU ORTAYA ÇIKARIR"
Öğretmenlerin genellikle sorunu çocuğun ilgisizliğine, aklının başka yerde oluşuna ve tembelliğine bağladığını ifade eden Karaarslan, “Çocuk dersten kaytarma planı kurmaz. Bu uzaklaşma daha çok dersi izlemede bir zorluk varsa ortaya çıkar. Çocuk uzak ya da yakın mesafede net görme sorunu yaşıyorsa, bunu yazdığı yazı ve izlediği televizyona çok yaklaşarak belli eder. Televizyon, sanılanın aksine miyopi ya da hipermetropi anlamında göz bozmaz. Var olan göz bozukluğunu ortaya çıkartır. Sınıfta izleme mesafesi büyüyeceğinden çocuğun tahtaya yaklaşma isteği ortaya çıkar. Yazıları okumak için tahtaya doğru ilerler ve sırasına dönerek okuduğu satırı not alır. Bu durum sık sık tekrarlanır” şeklinde konuştu.
"GÖRME SORUNLARI YÜZDE YÜZ DÜZELTİLEBİLİR"
Her 4 çocuktan birinde doğuştan görme bozukluğu ya da yatkınlığı olduğunu vurgulayan Karaarslan, “Bu da demek oluyor ki, 20-25 kişilik bir sınıfta yaklaşık 5-6 çocukta görme sorunu var. Eğitmen sene başında bunları belirlemeye çalışmalıdır. Sorumlu davranış, bu çocukları sadece ön sıralara oturtmak değil, ailelere de bilgi vermektir. Sınıflar daha büyük ölçülere sahip olduğu için evde ortaya çıkmayan durumların ortaya çıkabildiği özel ortamlardır” dedi ve zamanında tespit edilen görme sorunlarının yüzde yüz düzeltilebildiğinin altını çizdi.
"BİRÇOK SAĞLIK SORUNU İRSİDİR"
Anne ve baba gözlük takıyorsa çocuğun muhakkak görme sorunu açısından izlenmesi gerektiğini vurgulayan Karaarslan sözlerine şu şekilde devam etti:
“Birçok sağlık sorunu irsidir. Bununla birlikte erken doğan bebeklik hikayesi de önemlidir. Gözler kimi zaman şaşılaşıyor mu? Gözlerde kayma var mı? Çocuk, iyi görmediğini söylüyor, gözlerini ovuşturuyor ve fazla kırpıyor mu? Okulda baş ağrısı, baş dönmesi ya da yorgunluk yaşıyor mu? Uzun süre okuyamıyor, satırını kaybediyor, aynı kelimeyi birden çok kez okuyor mu? Bu durumlardan herhangi biri dahi yaşanıyorsa çocuk mutlaka bir göz doktoruna yönlendirilmelidir.”
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner324

banner325

banner326

banner327