İzmir'deki üniversite eğitimini sonrasında hemen iş yaşamına başladım. 2000'in başında 15 yıllık bir süreçte turizimle ilgili bazı deneyimlerim oldu. Ama turizimin içindeyken de benim daha ziyade şu anda da sahip olduğum şirketimde çalışıyordum. Yazılım ve tasarım ağırlıklı marka yönetimi yapıyoruz. Bu süreçtede bir çok kendi gurur duyduğum işlerle ödüller aldım. Türkiye'nin yazılım konusunda en büyük ödülü altın Örümcek'tir. Bunu dört defa birincilikte dahil kazandım. Altı yıl juri üyeliğini yaptım. Tasarım anlamında da uluslararası kuruluşlara hizmetler verdim. UEFA'nın ve TFF’nun tüm Türkiye'deki etkinliklerini ve tasarımlarını üstlendim. Bunun dışında da özellikle tıp ağırlıklı organizasyonlar gerçekleştirdiğimiz için hali hazırda işbirliği içerisinde olduğumuz bazı büyük derneklerinin markalarını yönetimini gerçekleştiriyorum. Şimdi iki yıldır kendi firmamızda aynı işlerimize devam ediyoruz.
Şöyle diyebilir miyiz iş hayatında da aslında başarı asla tesadüf değildir?
Kesinlikle. Bir kere öncelikle şunu düşünmek lazım işinizi çok küçümsediğiniz zaman aslında işinizi çok sevdiğinizi anlıyorsunuz. Çünkü çok severek hobi gibi yaptınız işinizi belli noktadan sonra küçümsemeye başlıyorsunuz. Bunu çok severek yapınca da başarı kaçınılmaz oluyor. Ben hobimden para kazanan hobimde kariyer yapmış ve bununla da devam edecek bir iş adamıyım. Her sektörde bazı sıkıntılar olduğu gibi bizim de sektörümüzde yazılımcı ve tasarımcıya ülkemizde henüz çok sıcak bakılmıyor. Dünya’nın top 20 listesine baktığımızda ilk 20'nin 15'i yazılım ve bilişim firmalarıdır. O yüzden de ben ülkemize de uyarlayarak şöyle diyorum: ‘Ben yazılım ve tasarımı bilen bir iş adamıyım.’
TÜRKİYE’NİN İLK GENÇ SİADI ‘GESİAD’
GESİAD’IN kuruluş sürecinden bahsedermisiniz?
İş yaşamına girdiğimde her zaman bu tarz bir dernekte olmayı çok arzu ettim. Bunun içinde ilk aklıma gelen dernek her zaman GESİAD oldu. GESİAD Türkiye’nin ilk genç siadı aynı zamanda genç siadlar konfederasyonu TÜGEK'in de kurucu derneği. Bursa'da da BUSİAD'tan sonra kurulmuş ilk siad. Bu yıl 6. yılımızı kutlayacağız. Bu kadar ciddi tarihi olan, hatta bizim şu anda fahri üyemiz durumunda olan bir çok önemli iş adamının da yolunun geçtiği bir dernek. Ben 10 yıla yakındır üyesiyim. Her yönüyle GESİAD'ın üyesi olmaktan onur duydum. Derneğe üye olurken de inandığım şudur ki hiçbir zaman bir derneğe iş olsun diye üye olmamak lazım. Ben üç derneğe, beş derneğe üyeyim dememek lazım. Benim üyesi olduğuö bir mesleki derneğim var. onun dışında da tek üyesi olduğum dernek GESİAD. Misyonumu tamamlamadan gerçekten GESİAD’a verebileceklerimi yada derneğin bana katacaklarını yaşamadan da başka bir derneğe kanalize olmak istemiyorum. Biraz kan kaybetmiş olabilir ama bu son günlerde git gide tekrar eski şaşalı günlerine dönecek. GESİAD hep var olacak. Bizde hep bunun üyesi olacağız. Hep beraber tüm üyelerle de büyütmek için var gücümüzle çalışacağız.
Geçmiş dönemlerde GESİAD’ın çeşitli kademelerinde görev aldınız. GESİAD’ı Bursa ile birlikte değerlendirdiğimizde sizin gözünüze çarpan kalıplaşmış ama vizyoner olarak gelişebilecek yenilikler var mıdır?
Tabii ki var. Önce şöyle bir eleştiri yapmak lazım Bursa harika markalar çıkarabilen bir şehir. Bir şekilde lokalde bırakılmış bir şehir. GESİAD Bursa'nın yarattığı bir marka ama lokalde kalmış bir marka. Ulusal konfederasyonu kuran dernek ama Bursa'da lokalde kalmış. Bizim iyi bir marka yönetimi yapmamız lazım. Tekstilde Türkiye bir numarası Bursa diyoruz ama Bursa'nın tekstil de ulusal bazda yada uluslararası baza çıkmış markasını say dediğimiz zaman öncelikle duruyoruz. reklam olmasın ama uluslararası markalardan Türkiye gelip fason olarak Bursa da üretilip tüm dünyaya satan, ürünlerde var üreten Bursa katan Bursa markalar çıkartan Bursa ama kendine hayri yok gesi yaptı bunun gibi gesi yada ulusal baza çıkartmamız lazım gesi yat bir markadır bu markada türkiye'ye ait olmalıdır Bursa'ya sınırlı kalmamalıdır
‘KÜSKÜNLÜK BEKLEMİYORUM’
GESİAD Genel Kurulu’na sayılı günler kala adaylığınızı açıkladınız bu süreçte yaşanan gelişmeleri biraz bizimle paylaşır mısınız?
Halihazırda devam eden yönetimin genel sekreteriyim. Başkanımız Emre Varlık’la beraber. Son dönemler de üyelerimizin karşısına bir liste dikte edilmiş. Ben ilk planda bunun yanlış olduğunu düşündüm ve arkadaşlarımla da paylaştım. GESİAD’ın tekrar eski günlerine dönmesi, insanlar için bir cazibe merkezi olması için çarşaf liste olması gerektiğini genel kurula herkesin aday olması gerektiğini söylemiştim. Bununla ilgili de istişare kurulumuzdaki büyüklerimizle de konuyu konuştum. Son iki güne kadar da bir çözüm aradım. Bununla ilgili görüş ayrılıklarımız oldu. Bu sebepten de son iki gün kala en azından inandığım şeyleri gerçekleştirmek için ben de bir liste hazırladım. Tüm üyelerimizi dolaşmaya çalıştım. Son iki günde yarattığımız enerjiyle de aslında son yılların en hareketli genel kurulunu yaşamış olduk. Seçimlerin ardından dernek adına çok iyi olduğuna inandığım GESİAD’ın ilgi uyandırmasını sağlayan bir sonuç çıktı. Ben çok mutluyum, iki gün kala da olsa bu sonucu almanın başarı olduğunu düşünüyorum.
“SERT BİR MUHALEFET BEKLİYOR!”
Şu anda mevcutta iki liste var. Bir küskünler grubu atağı bekliyor musunuz? Seçimden sonraki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir küskünlük beklemiyorum. En azından kendim ve ekibim adına da bunu söyleyebilirim. Bizler hala yaş haddi için oldukça süresi olan insanlarız. Dernekte yapacaklarımız hiçbir zaman bitmeyecek. Görev alalım yada almayalım. Hali hazırda ki yönetimde olan arkadaşlar olduğu için diğer gruptaki arkadaşlarımız da karşılıklı uzlaşı önerdim. Genel kuruldan sonra hep beraber bir yemek yiyelim kazanan kaybeden farketmeksizin dedim. Nihayetinde hepimiz dernek için oradayız. Üyelerimizin tamamını kapsayan hepsini kucaklayan bir dernek olması lazım. Yönetimin etrafında dönen bir dernek yapısı değil, tüm üyelerin etrafında dönen bir dernek yapısı olmalı. Öncelikle rakiplerimizle bir şekilde genel kurul sonrası beraber yürüyebilmemiz lazım. Karşı listedeki arkadaşlar bizim özel yaşamamızda görüştüğümüz arkadaşlarımız.
Karşı listedeki tüm bireyler başkan adayından yönetim kuruluna aday olan diğer arkadaşlarıma kadar hepsi çok iyi insanlar. Her zaman arkadaşım olarak kalacaklar. Ama birinin iyi insan olması bir yeri iyi yöneteceği anlamına gelmez. Her şey dönüp dolaşıp derneğimizin sahip olduğu misyonu doğru yerlere götürecek vizyona sahip olan bir ekibe geliyor. Karşı tarafı çok seviyoruz ama biz böyle bir ekip olduğumuza, onlardan daha iyi bu işi yapabileceğimize inandığımız için GESİAD yönetimine talibiz
GESİAD’ı daha da parlatacağımızı düşünüyoruz , bunun için çalışıyoruz. Bunun için sizler çok önemlisiniz. Sonuçta GESİAD bir markaysa biz bunun yönetimine talipsek öncelikle medyayla, üyelerimizle, organize sanayi bölgeleriyle, siadlar ve sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerimizin çok iyi olması lazım. Bizim seçim kampanyamızda buna yönelik oldu. Bu da biraz vizyon işidir diye düşünüyorum. Velevki biz kazanamazsak çok güçlü bir muhalefet olarak inandığımız şeylerin GESİAD yönetimi tarafından yapılması için de çalışacağız. GESİAD Kanarya Sevenler Derneği değil. GESİAD her ne kadar gönüllülük prensibine dayalı bir dernek olsada işbirliğini temel edinmiş misyon edinmiş bir dernektir. Yapması gereken olmazsa olmazları vardır biz bunların olmaması için yönetimde olursak çalışırız yönetimde olmasakta muhalefette çalışırız ama bir şekilde GESİAD için ekibimle beraber ne gerekiyorsa onu yaparız. Derneğinde Kanarya Sevenler Derneği’ne dönmesine müsaade etmeyiz. Dolayısıyla hiçbir zaman derneğe küsmeyiz yanlız yanlış yönetilmesine de izin vermeyiz o yüzden de gerçekten de sert bir muhalefet bekliyor.
Yönetim listenizde yer alan arkadaşlarınız GESİAD’ı, Bursa’yı ne kadar tanıyor? Geçmiş dönemler de yönetim kurullarında görev aldılar mı?
Bize yenilikçi denmesinin sebebi de buranın hep aynı kişiler etrafında dönmesi. Bu tür dernekçiliklerde bir süre sonra dernek körlüğü yaratıyor. Farkına vaaramadığınız bir körlük oluşuyor. Bizim eski yönetimizden listemizde üç kişi var, geri kalan tüm arkadaşlarımız daha önce GESİAD kurullarında görev almamış arkadaşlarımız. Aynı sektörden üç beş kişinin yer almasından ziyade her sektörden bir temsilcimiz olsun istedik. Yöneticilik yapan arkadaşlarımız da, işyeri sahibi, mühendis, psikolog, hizmet sektöründe, tekstil de ve inşaatta çalışan arkadaşlarımız var. Bu şekilde çok çeşitli bir ortam yarattık. İstanbul’da yaşayan yönetimimizde olan bir arkadaşımız da var. GESİAD’ı ulusala taşımak adına da zaten yönetimimize de İstanbulda yaşayan ve oradan da bize üye kazandıracak İstanbul’da GESİAD’ı temsil edebilecek arkadaşlar kazandırmaya çalışıyoruz. Bir de yöneticiler başlığı var. Avukat olan arkadaşımız var. Ama ekibimize sanayici ve iş adamları derneği olarak beş tane avukatla doldurmamalıyız yada yöneticileri ediyorsak 12 tane sanayici de olmasın. O yüzden biz bu çeşitliliği sağlayabileceğimiz, enerjisi çok yüksek dinamik bir ekip kurduk.
Peki yönetimizde yer alan isimleri çok çeşitli olarak seçmenizin nedeni nedir?
Çünkü GESİAD belli bir zümreye, belli bir mesleğe ait olarak kalmamalı. Hizmet sektöründen insanların, profesyonellerin de aramızda olması gerekiyor. Bir iş yeri sahibi olmayabilir ama o işyerine asıl ekonomik değeri katan üretici olabilir. Derneğe emek atacak insanlardır bunlar. O yüzden de ne kadar çok sektör o kadar çok insana ulaşmamız demek. Amacımız da bu olduğu için bence çok çeşitli sektörden oluşan bir ekip varsa ortada dernek üyesi yapısı da ona paralel olarak büyüyecektir.
‘ÜYELERİMİZ İÇİN GÜÇLÜ ÜYELERİYLE GÜÇLÜ GESİAD’
Genel kurul sonrasında göreve gelmeniz durumunda GESİAD biliyorsunuz ki Bursa'da durağan bir dönem geçirdi. Bu algısıyı değiştirmek için hayata geçireceğiniz projelerinizden biraz bahseder misiniz?
Bir şey başaramayacak olduktan sonra önünüzde bir proje yada vizyon, misyon göremedikten sonra aday olmanızı hiçbir anlamı yok. Biz iki gün kala aday olsakta projelerimizi hayata geçirmek için bazı görüşmeler yaptık. Bir sloganımız var. ‘Üyelerimiz için güçlü üyeleriyle güçlü GESİAD.’ Derneğin salt olarak kendi başına güçlü olması çok önemli değil. Derneğin güçsüz olup üyilerin çok güçlü olmasının da bir önemi yok. Bunun içinde derneğimize maddi manevi bazı değerler katmamız lazım. İlk hedefimiz üye sayımızı tekrar eski günlerine getirmek. Eğer genel kurulda bizi layık görürlerse üyelerimiz tahmin ediyorum ki iki yılın sonunda 300’lü rakamlara gelmiş olacağız. Hatta seçmemiz durumunda 25 yeni üyemizi mutlaka alacağız. Başvurular biz de bekliyor. Eşitlik ilkelerini atlamamak için üyelik başvurularını bu süreçte yönetim kurulu olarak değerlendirimedik. Dolayısıyla da kim kazanırsa kazansın mutlaka üye sayımızı arttırmaya yönelik çalışmalar yapması lazım. Bunun dışında kurumsal üyelik getireceğiz. Bizim maalesef bir yaş haddimiz var. Dolayısıyla da Bursa'nın çok güçlü kuruluşlarında bize üye olabilecek yaş durumunda olmayan tanıdıklarımız, bize destek olanlar var. Bu kişileri kurumsal üye olarak alıp GESİAD bünyesine kazandırmaya çalışacağız. Herkesin bir dernek merkezi olduğu gibi bizim de var. Ama GESİAD’ın şık bir yerde olması yada bir tane gayrimenkul kazandırmamız lazım. Bunun için belirli yerlerde de görüşmelerimiz oldu. Kendilerinden söz aldık. Seçilirsek hemen akabinde protokolümüz yapacağız. Bir GESİAD evi oluşturacağız çok kısa vadede. Bunun dışında devam eden sosyal projelerimiz var. Üyelerimize katacağımız ve yine derneğe maddi manevi gelir kazandıracak bir projemiz var. Bursa'nın markalarını ödüllendireceğimiz akademik bir kongre yapmak istiyoruz. Her yıl yapacağımız geleneksele dönüştürmeye çalışacağımız bu etkinlikle Bursa'nın bütün kuruluşlarını sektörel bazda buluşturacağız ve bunun ev sahibi GESİAD olacak. Bunu mutlaka hayata geçireceğiz.
Bursa’da 15 tane Organize Sanayi bölgesi var. Biz hepsiyle en azından Genç Sanayici ve İş Adamları Derneği olarak mutlaka bazı ikili projeleri için görüşeceğiz. Sektörel bazda karşılıklı ikili görüşmeler sağlayacağız. GESİAD salt sosyallik yada bir sinerji yaratmakdan ziyade ticaret temelli de üyeleri için cazip bir dernek olmalı, misyonumuz da tüzükte de yer alıyor. Biz bunu sağlamak için çalışacağız.
Uğur bey son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Gerçekten çok büyük destek gördük. Hangi medya kuruluşuna gidersek herkesten aynı tepkiyi aldım. Gerçekten bunu yaparsanız GESİAD uçar dediler. Hiç haber yapıyorduk, son bir ay içerisinde 4 veya 5 defa GESİAD haberi yaptık dediler. Dolayısıyla da ben GESİAD’ın büyümesi için medyanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sizlere verdiğiniz destekten ötürü çok teşekkür ediyorum. Bunun dışında GESİAD’a gönül vermiş değerli büyüklerimiz çok destek oldular. Halihazırdaki başkanımız Emre Varlık şahsi olarak bana çok destek veriyor. Bana olan inancını her platformda dile getiriyor ve kazanırsak da mutlaka desteğini göreceğiz. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Rakiplerimize de teşekkür etmek istiyorum sonuçta böyle bir yarışa girdik bu yarışın yarattığı enerji sayesinde hem onlar hem biz herkesde gerçekten kazanmış oldu. Destekleri için bir kez daha sizin şahsınızda medyaya ve ekibime çok teşekkür ediyorum.