TRT Haber ve Spor Yayınları Dairesi Başkanı Nasuhi Güngör'ün moderatörlüğünü yaptığı özel yayının konukları, Sabah Gazetesi'nden Mehmet Barlas, Milliyet'ten Fikret Bila, Habertürk Gazetesi'nden Nihal Bengisu Karaca ve Yeni Şafak Gazetesi'nden İbrahim Karagül'dü.
Ahmet Davutoğlu, başbakan olarak katıldığı ilk canlı yayın programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
"İç siyasetin öznesini değiştirdik"
"Zaten hayat belli bir diyalektik içinde ikilemler arasındaki ilişkilerle yürüyor. Doğduğumuz andan itibaren bu başlar ve bu dinamizm hayat boyu sürer. Dolayısıyla ikilemden kaçmak istediğinizde bu bütün bir sosyal hayattan, hatta tarihten kaçmak anlamına gelir. Tarih ikilemler arasında yapılan tercihlerle yürür.
Dış siyasette ve iç siyasette, benim gördüğüm temel değişim AK Parti siyaseti olarak, dışarıda takip ettiğimiz siyasetin içeride de yansıması ve içeridekinin de dışarıda yansımasını bir kelimeyle özetlemek mümkün; özne olmak.
Biz AK Parti olarak iç siyasette siyasetin öznesini değiştirdik. Yani Türk siyasetini anlamak isteyenler eskiden başka şeylere bakıyorlardı, şimdi başka şeylere bakıyorlar.
AK Parti'de ortak bir akıl var. Hükümet programının hazırlanmasına birçok arkadaşımız katıldı.
Programda yeni kavramlar kullandık. Kongrede yaptığım konuşmanın özü hükümet programında yer aldı. İnsanı kalkınma ilk defa kullanıldı. Çünkü bir muhteva katmak gerekiyordu.
Dış siyasette de Türkiye’yi bir özne yapmak. Bütün çabamız tarihin akışında Türkiye’yi bir özne yapmak. İç siyasetteki bütün çabamız ise son 12 yıldır Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını etnik ve mezhebi kimliği ne olursa olsun, bölgesi ne olursa olsun, statüsü ne olursa olsun sadece vatandaşı özne kılmak.
Daha önceki dönemlerde hatırlarsanız 70’li yıllar silahlı kuvvetlerdeki komuta kademesinin iki dönem sonra ne olacağı hesap edilirdi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı kim olsun. 70’li yılardaki ufak değişikliklerin Türkiye’nin kaderini değiştireceği inancı vardı.
Kenan Evren’in tesadüfen darbe lideri olmaya gidişinin tayinlerini hatırlarsınız. 77 komuta kademesi değişiminde. Acaba gelecek dönem kim genelkurmay başkanı olur sonra da kim bu ülkenin kaderine ağırlığını koyar deniliyordu.
Bir dönem Türk ekonomisini anlamak isteyen perde gerisi devlet işadamı ilişkisini anlamak durumundaydılar. Kimler devletten nasıl ihale alıyor, ne oluyor, nasıl gelişiyorlar. Şimdi ise son cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye Cumhuriyeti’nin öznesini değiştirdi. İç siyasetin öznesini değiştirdi.
Şu veya bu mezhep taraftarları oy vermedi, şu veya bu etnik gruplar da oy vermedi herkes oy verdi. Bu o kadar radikal bir değişim yani, devrim anlamındaki esas diğer bütün devrimlerin, siyasetteki demokratikleşme devriminin ya da çözüm sürecinin arkasında da esas itibariyle siyasetin öznesinin değişmesi var. Bizler o değişimi gerçekleştirdiğimiz için Türk siyasetinde bütün bu konular konuşulur hale geldi."
"ÇÖZÜM SÜRECİNDE 'DERENİN YARISINI' GEÇTİK"
"Bir mülakatta şunu zikretmiştim. Bu öyle bir şey ki, hızlı akan bir nehirde karşıdan karşıya geçmek gibi. Yarıya kadar geldiğiniz inancına kapıldığınız anda karşıya geçmeye çalışırsınız. Ama oraya gelmemişseniz akıntı da varsa hep aklınız geride olur. Şunu bugün geldiğimiz nokta itibariyle söylüyorum. Biz yarıyı geçtik artık. Bundan sonra çözüm sürecinin bütün aktörleri açısından karşı kıyıya bir an önce ulaşmak var"