10 Ağustos’taki seçimde Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Partili il başkanlarına seslendiği toplantıda AK Parti'deki yeni dönemden, paralel yapıya kadar önemli açıklamalarda bulundu.
İŞTE ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:
-"Balkon konuşmalarımıza dudak büken, bu ifadelerimize itimatsızlıkla yaklaşan herkese diyorum ki yaptıklarımıza bakın, orada samimiyetimizi göreceksiniz. Hangi adımı attıysak 77 milyonun hassasiyetini gözeterek attık. Hangi reformu, hangi yatırımı yaptıysak 77 milyonun refahını düşünerek yaptık."
-"10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçiminin galibi Recep Tayyip Erdoğan değil 77 milyon olmuştur, Türkiye olmuştur. Yeryüzündeki tüm dost ve kardeşlerimiz olmuştur. Bu seçimin mağlubu, kaybedeni de yoktur. Allah'ın izniyle 28 Ağustos'ta Türkiye Büyük Millet Meclisinde yeminimizi edip göreve başladığımızda 77 milyonun cumhurbaşkanı olacağımızdan da hiç kimsenin endişesi olmasın."
-"13 yıl önce Ak Parti'nin kuruluş töreninde yaptığım konuşmada 'Görüşlerine katılmasam dahi bu görüşleri rahatlıkla ifade edebilmeniz için canımı bile vermeye hazırım' şeklinde bir ifade kullanmıştım. AK Parti olarak 13 yıl boyunca, hükümet olarak 12 yıl boyunca işte bu sözün arkasında durduk. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki herkesin, inançlarını yaşaması için değerlerini, kültürünü, kimliğini özgürce ifade edebilmesi için yaşam tarzını muhafaza edebilmesi için özellikle de fikirlerini rahatça söyleyebilmesi için tarihi nitelikte reformlar yaptık."
-"Partimizi kurduğumuzda bize ömür biçenler vardı ama yanıldılar. Onların dedikleri olmadı, Allah'ın dediği oldu. İktidar görevini üstlendiğimizde bize ömür biçenler yanıldılar. Yıpranacağımızı, dağılacağımızı, yorulacağımızı düşünenler her zaman yanıldılar. Ne yazık ki bizimle beraber yürüyenlerin içinde bile son zamanlarda AK Parti'nin kısa içinde dağılacağını, parçalanacağını söyleyenler var. Bu da çok manidar. Biz sadece milletten yetki alan bir parti olduk. Ama biz milletin hayır duasını da her daim yanında bulan bir parti olduk."
- "Bizim tükeneceğimizi, dağılacağımızı, yorulacağımızı düşünenler her seçimin ardından hayal kırıklığı yaşadılar. Çünkü niyet hayır, akıbet hayır. Biz böyle yürüdük. Ama bunların niyeti hayır değildi, şerdi. Onun için de sonuçları hep Tokat oldu."
''İçerdeki ve dışardaki güç odakları ellerindeki tüm fırsatları kullanarak 13 yıl boyunca bizi hizmet üretemez hale getirmek istediler. 13 yıllık süreçte hem partimizi dimdik ayakta tuttuk hem de tüm saldırıları püskürttük. Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarını ve yatırımları gerçekleştirdik. AK Parti aldığı her kararı milletle aldı milletle uyguladı.
Ne yazık ki bizimle beraber yürüyenlerin içinde bile son zamanlarda AK Parti'nin kısa içinde dağılacağını, parçalanacağını söyleyenler var. Bu da çok manidar. Biz sadece milletten yetki alan bir parti olduk. Ama biz milletin hayır duasını da her daim yanında bulan bir parti olduk.
Çeteler cuntalar millet egemenliğinden AK Parti sayesinde ellerini çektiler. Bizim tükeneceğimizi, dağılacağımızı, yorulacağımızı düşünenler her seçimin ardından hayal kırıklığı yaşadılar. Çünkü niyet hayır, akıbet hayır. Biz böyle yürüdük. Ama bunların niyeti hayır değildi, şerdi. Onun için de sonuçları hep tokat oldu.
SİNCİK'E SELAMLAR
10 Ağustos'ta Türkiye'nin tüm illerinde yüzde 14'ün üzerinde oy aldı. Bu, AK Parti ayrımcılık yapıyor diyenlere çok iyi bir cevap oldu. Gerek ortak adayın gerek HDP adayının yüzde 2'nin altında kaldığı iller var. 30 Ağustos'a göre 7 ilde az miktarda oyumuz düştü. En çok oyu Rize, Bayburt ve Gümüşhane'de aldık. Adıyaman'ın Sincik ilçesi oldu. Oy oranı 95.72. Sincik'e buradan selamlar.
Demokratikleşme reformlarını tehditlere rağmen gerçekleştirdik. Yoksul dediler, köylü dediler, cahil dediler. AK Parti, ezilenlerin, ötelenenlerin partisi olarak bu mücadelenin içine girdi. Haksızlığa uğramış kitleler olarak hiçkimse bizim yaşadıklarımızı yaşasın istemedik.
Bazı medya grupları bana partime her türlü hakareti bu ülkede yapabiliyor mu? Bizi çeşitli sıfatlarla diktatör olmakla, otoriter olmakla, tek adam olmakla itham edenlerin hepsini vicdanlarıyla başbaşa bırakıyorum, bu konuda onları pek de muhatap almaya gerek yok. Bizi basın özgürlüğünü kısıtlamakla itham edenler Gazze'de neden ortada gözükmediler? 12 gazeteci Gazze'de öldürüldü bazıları yaralandı. Gezi olaylarında dünyada medya organları hepsi bize saldırdı. 17-25 Aralık'ta aynı şekilde.
Azınlıklar noktasında dünyada bizim gösterdiğimiz hassasiyeti aynı şekilde gösteren bir başka ülke yoktur. Türkiye'de tüm azınlıklar şu anda huzur içinde. Bakın bu kadar Gazze'de olay oluyor. Biz ne dedik, 'Türkiye'deki Museviler bizim vatandaşımızdır, kimse onlara yönelik olumsuz bir yaklaşımda bulunamaz, onlar bizim güvencemiz altındadır.' Bizim meselemiz İsrail yönetimiyledir, İsrail halkıyla da değildir. Biz aklıselimle hareket edeceğiz, duygusallıkla değil.
14 AĞUTOS RABİA GÜNÜ OLSUN
Bugün 14 Ağustos, aynı zamanda Rabia Günü. Mısır'da da darbeye karşı çıkanların kahramanca mücadelesinin günüdür Rabia. Şu anda tüm dünyada çeşitli etkinliklerle destekleniyor. Mısır'da demokrasinin katledilmesine, masum insanların katledilmesine, insanlık dramına karşı çıkan tek ülke Türkiye. Ama gidin, ulusal bazı medyaya bakın, uluslararası bazı medyaya bakın, haksızca, insafsızca, temelsiz ve mesnetsiz şekilde hedef yapılan yine Türkiye. Anlamadıkları bir şey var, biz artık bu oyunlara boyun eğmiyoruz. Eskiden uzaktan ses gelince kervan duruyordu, şimdi ne sesi gelirse gelsin, kervan yolunda cesaretle ilerliyor. Biz önce hakka sonra millete bakarız.
Arapları da Kürtleri de Sünnileri de Şiileri de düşünen, bunun için çırpınan, üstelik 5 yıldır bunun samimice mücadelesini veren tek ülke var Türkiye. Suriyeli muhacirlere bu boyutta kucak açan, fedakarca onları misafir eden tek ülke var Türkiye. 1 milyon 200 bin şu anda Suriyeli muhacir ülkemizde. Bazı sıkıntılar yaşamamıza rağmen biz sabrediyoruz, katlanıyoruz. Niye Onlar diyoruz muhacir, biz ensar olacağız. Onun için vatandaşlarımıza da aman sabır diyoruz. Aynı şeyler bizim de başımıza gelebilirdi.
Seçimin ardından muhalefetin aklına bedel ödemek gelmiyor. Hakaretle muhalefet olmaz ve olmuyor. İftira ile yalanla siyasetin seviyesini ayaklar altına düşürerek muhalefet olmaz ve olmuyor. Muhalefet partilerinin yönetimleri hem 30 Mart'ta hem 10 Ağustos'ta ortaya çıkan hezimeti görmek, Türkiye adına, demokrasi adına, millet adına adımları atmak zorundadır. Zaten kendileri aday olmadılar. Niye? Eğer kendileri aday olmuş olsa bedeli daha ağır olacaktı. Onun için oturdular, konuştular, bir ortak aday çıkardılar ki, 'şamarı o yesin, bize bir şey dokunmasın.' Öyle girdiler bu işe. CHP'ye bakıyorsunuz çıkan sonuçtan dolayı seçmeni kötülüyor, MHP seçmeni aşağılıyor. Pensilvanya bedduayı sallıyor. Ortak aday çıkardılar ki şamarı o yesin bize dokunulmasın. O da en sonunda 'ben artıksöyleyeceklerimi söyledim laf bitti' dedi.
YENİ TÜRKİYE'DE Kİ ARZUMUZ
Yeni Türkiye'nin toplumsal uzlaşma zemininde buluşan bir Türkiye olması en büyük arzumuzdur. Ve ben bunun olacağına da inanıyorum. 77 milyonun cumhurbaşkanı olarak, özlediğimiz bu toplumsal uzlaşmanın tesis edilmesi için de elimizden geleni yapacağımızın herkes tarafından bilinmesini istiyorum.
Yeni Türkiye'de bir arzumuz var, yeni bir muhalefet. Çünkü yeni Türkiye'ye yeni bir muhalefet yakışır. Artık bu kaçınılmaz hale gelmiştir. Muhalefetin kendisini sorgulamaktan, kendi öz eleştirisini yapmaktan bu aşamadan sonra artık kaçısı yoktur.
Bugün de arkadaşlarımızın genel başkanlık konusunda kanaatlerini alacağız. Genel kurulumuza giderken bu konuda tercihin hangi istikamette olduğunu öğrenip ona göre de adımımızı atalım istiyoruz. Ortak akıl ne diyorsa Allah'ın izniyle bizler de ona tabi olacağız.
Biz kulislerin istikamet çizdiği değil ilkelerin ve istişare kurallarının istikamet çizdiği bir partiyiz. Uzun süredir çok zorlu bir imtihan sürecinden geçiyoruz. Bu tür hareketleri hazmedemeyenler boş durmaz, şeytan böyle dönemlerde devreye girer. Onun için de bu birliği, bu beraberliği nasıl bozarız, onun için elinden gelen bütün gayreti gösterir. İşte bu tuzağı bozmak bizim birliğimizde yatar. Bizler nefsimizin vereceği karara uyacak olursa partimizin birliğinin zedelemiş oluruz. Yazık olur.''