Seçim Koordinasyon Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen İmamoğlu, İstanbul'da dolaştığı süre içerisinde edindiği izlenimleri aktardı. İmamoğlu, "Bugün hem Beşiktaş'ta hem de Eyüp'te dolaşma fırsatını buldum. Görüyorum ki İstanbullu hazır. Bu sürecin o anlamda hızlıca bitmesi lazım. Hızlıca normalleşmemiz lazım. Bizim herkes gözümüzün önünde. Benim bir huyum var bir vatandaşımın bile gözü benden kayıyorsa mutsuz oluyorum acaba ne için diye. Kırıcı laflar bir takım şahsi hususlar olmuş olabilir. Biz hiç girmedik bu işlere. İlla insanların birbirini oy için ikna etmeleri gerekmiyor. Herkes kendi fikriyle var olsun" dedi.
"DOYA DOYA HİZMET EDECEĞİM"
Ülkenin hızlıca normalleşmesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, "Bazı propagandalar yapıyorlar, üzülüyorum. Kimseye karşı ön yargım yok benim. Ben gönüllerinizi kazanmaya geliyorum. Bana AK Partili kardeşlerimin de oy verdiğini biliyorum. Biz demokrat bir belediye başkanı olma konusunda iddiamdır biz bu kentin gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olacağım. Ben buradan duyuruyorum rakibime oy vermiş her seçmenin yeri benim başımın üstü. Hiçbir seçmenin hiçbir seçmenden farkı yok. Kimin atıp atmadığını Allah bilir benim için bitmiştir. Kimin oy verdiğine bakmaksızın doya doya hizmet edeceğim" ifadelerini kullandı.
"HIRSIZLIKTAN BİLDİĞİM BİR ŞEY VAR O DA GÖNÜL HIRSIZLIĞI"
AK Parti hakkında söylenen sözlere de değinen İmamoğlu, "Ak Partililere bazı sözler söyleniyor üzülüyorum. Özellikle bir hususu paylaşmak istiyorum. Oy hırsızı diye bir şey yazılıyor. Benim hırsızlıktan bildiğim bir şey var o da gönül hırsızlığı. Herkesin gönüllerini kazanmaya geliyor. Ak Partili hemşehirilerim şuna inansınlar ki asla ve asla kendilerini kenara itilmiş bir şekilde görmeyecekler" dedi.
"ÇALIŞANLAR GÖNÜLLERİNİ FERAH TUTSUN"
Belediye çalışanlarına da seslenen İmamoğlu, "Hiçbir çalışanımın kendini bana adamasını istemedim. Zira siyasiler bugün vardır yarın yoktur. Onlar bu kurumun kalıcı unsurlarıdır. İBB'de çalışan herkes hiçbir şeye bakmaksızın alın teri akıtan çalışan herkesin yeri başımın üstüdür. Gönüllerini ferah tutsunlar. Benimle çalışmaktan çok büyük keyif alacaklar. Partizanlıktan çok yorulmuşlar benimle çalıştıklarında görecekler" ifadelerini kullandı.
VAATLERİNİ YİNELEDİ
Seçim sürecinde verdikleri sözleri de hatırlatan İmamoğlu, "En düşük asgari ücret 2 bin 200 lira olacak. Bu bizim seçim taahhüdümüzdür. Zoraki mitinge gitmek yok. Seviyorsa gelsin, sevmiyorsa gelmesin. Kadın çalışanlara 8 Mart'ta izin vereceğim. Toplu iş sözleşmelerini sosyal sorunları koymayı taahhüt ediyorum. İster istemez sizi bazı gündemlere çekenler oluyor" dedi.
SEÇİM GECESİ YAPILAN AÇIKLAMAYI HATIRLATTI
Yıldırım'ın seçim gecesi yaptığı konuşmayı da hatırlatan İmamoğlu, "Sayın Yıldırım 3000 oyla kazandık diyen sizdiniz. Burada tek tek evraklara baktık. Biz bekledik. Guiness rekolarına bakın... Bir günde 15 canlı basın toplantısı benim dışımda yapan var mıdır merak ediyorum?" dedi.
"NETİCEYE TESİR ETMEYECEK"
Yeniden salmaya başlanan oylarla ilgiliyse İmamoğlu, "Her ilçedeki sayımla ilgili anlık raporları alıyorum. Geçersiz oyların tekrar açılıp sayılması söz konusu. Bize 10 çıkıyor karşı tarafa 7 çıkıyor ya da bize 7 çıkıyor karşı tarafa 10 çıkıyor. Günün sonunda neticeye tesir edecek bir değere sahip değil" ifadelerini kullandı.
YILDIRIM'IN 'BU ÜLKENİN SİNİRİNİ BOZMAYIN' SÖZLERİNE YANIT
Keşke bütün gece boyunca bu ülkenin sinirini bozan AA'ya tek bir cümle söyleseydin Binali Yıldırım.
Sinirleri biz bozmayız merak etmeyin ama mücadelemizi veririz.
Yanlış yapmayın. Kabine üyeleriyle, bakanlarla siz niye toplantı yaparsınız? Biz eşit koşullardayız.
Geçmişte bakanlık, başbakanlık yapmış olabilirsiniz ama bitti.
Benim istirhamım, yetkilerinizi kullanırken dikkatli olunuz. Bu ülkenin sinirlerini bozmak benim işim değil.
Genel başkan yardımcısı, bu ülkenin en şaibeli seçimi diye bu seçimi tanımlayabiliyor. Ne acı.
Biz desek, 'muhalefet dedi' derler. Muhalefetin de hakkıdır. Ama bir iktidarın üyesi, bir genel başkan yardımcısı, güvenlik tedbirlerini alan bir partinin genel başkan yardımcısının bunu söylemesi kadar tirajikomik bir şey olamaz. Ne için bununla ilgili bir cümle kurmadınız sayın Yıldırım?
Bu kişi, seçime birkaç gün kala, en güvenli seçimi yaşayacağız diyen kişi.
Yani biz süreci ahlaklı, nitelikli ve gerçekten insanların bilgi alma özgürlüğünün iyi işlemesi noktasında hep duyarlı yönettik. Ama siz bunu yaptınız. Bununla da kalmadınız, İBB'nin tüm mecralarının tamamına afiş astınız. Bugün diyorsunuz ki "25 belediye kazandık, kutlayamaz mıyız?"
O belediye başkan arkadaşlarımla artık ben çalışacağım, onlara haksızlık yaptınız. Keşke sizin değil de onların fotoğrafını assaydınız.
ANITKABİR ZİYARETİ
Atam'ın manevi huzurunda deftere yazmış olduğum yazım sıkıntı yarattı. Yaratmasın. Çünkü benim dayanağım YSK'nın sayfasında gösterdiği sayılar üzerinden ve kendi tutanaklarımız üzerinden elde ettiğimi düşündüğüm haklarımın beyanıdır. Hukuka ve anayasaya inanıyoruz.
Bizim 20 bini aşan oy farkını küçümserken 3 bin oyla kendinizi açıklıyorsunuz.
Sayın Devlet Bahçeli'nin "bir oyla bile kazansanız kazanmışsınızdır" sözünü size hatırlatayım Sayın Yıldırım.
'SOYUT İTİRAZLAR DOĞRU DEĞİL'
Süreç uzuyor. Haktan hukuktan yanayız. YSK'nin uygulama maddelerinden yanayız. YSK'nin sürecin uzamaması için yoğun çalıştığını da biliyoruz. Ama lütfen süreci toparlayınız artık. Süreç bellidir, ortadadır.
Biz demiyoruz ki "bizi de 2014'te itirazlar sürerken Ankara'daki adayın başkanlığının kesinleştiği gibi pat diye açıklayın" demiyoruz. İtirazlar sürüyorken açıkladınız. Bunu da demiyoruz. Somut olan her itiraz hakkına saygı duyarız. Bizim de var. Biz asla itirazlara karşı gelmedik. Soyut itirazlar doğru değildir.
Dolayısıyla somut itirazlar, maddi hatalar düzeltilsin ama biz bu şehrin 16 milyon insanının iradesine saygı duyan, bizim için iradenin dışındaki hiçbir kararın da önemi olmadığını söylemek istiyorum.
ERDOĞAN SÜRECE KATKIDA BULUNMALI
Sayın Cumuhurbaşkanı Erdoğan'dan sürece katkıda bulunmasını istirham ediyorum.