İYİ Parti 1. Olağanüstü Kurultayı Ankara Spor Salonu'nda Genel Başkan Meral Akşener ve 1071 delegenin verdiği imza ile başladı. Kurultay salonu tıklım tıklım dolarken, onbinlerce kişi de salonun dışında bulunuyor. Ahat Andican'ın Divan Başkanı seçildiği kurultayda konuşmasına başlayan Meral Akşener, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e ve silah arkadaşlarına, bir an bile gözünü kırpmadan toprağa şehit düşen şehitlerimize selam olsun. Güzel ülkemizin iyi insanları, salonun dışında bulunan kardeşlerim, arkadaşlarım hepinize selam olsun. Her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Yüreğine henüz bizleri koymayanlar, sizlere de selam olsun." dedi.
Konuşmasında AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yüklenen Meral Akşener, "Bizler bu ülkenin gidişatına dur demek zorundayız. Artık bu ülkede iyilikleri konuşmanın zamanı geldi." ifadelerini kullandı.
"Hepimiz biliyoruz; ülkemizdeki bu sessizlik huzurun sessizliği değil, korkunun sessizliğidir. İnsanlarımız konuşursak başımıza bir şey gelir mi korkusundan suskunlaşmıştır." diyen Akşener'in konuşmasından satırbaşları şöyle:
"Ekonomi tepetaklak olmuş yokuş aşağı olmuşken, korkunun sessizliğini huzurun sessizliği gibi yutturuyorlar. Biz iyiler o duvarı yıkacağız ki insanlar düşüncelerini korkmadan söyleyebilsinler.
Bizler korkudan susanlar değiliz. Bizler, bağıranlardan korkup boyun eğenlerden hiç değiliz.
28 Şubat'a da FETÖ'ye de boyun eğmedik, bugün de boyun eğmeyeceyeğiz.
Bu ülkeyi yönetenler sizlere söylüyorum; artık bu milletin aklıyla alay edemeyeceksiniz. Bizler buna izin vermeyiz, vermeyeceğiz.
Bir tek gün ama bir tek gün nefes aldırmadığınız bu millete canınızın istediği gibi davranamazsınız.
Hiç kimse milletten büyük değildir. Cumhuriyet ve demokrasi tek kişinin eline bırakılmayacak kadar değerlidir.
Ülkenin tüm kaynakları ırk, din, mezhep, politik, cinsiyet ayrım yapılmadan herkese eşit dağıtılmalıdır.
Güçlü, güçsüz herkesin güvenliği devlete aittir.
Ahlak bilim ve hesap verebilirlik insan olmanın temel değerleridir.
İnanç özgürlüğü ve teşebbüs özgürlüğü hukukun güvencesi altındadır.
Bizi bizim yerimize tarif etmeye çalışanlar boşuna uğraşmasınlar. Bizler siyasi yelpazeye sığmayacak kadar geniş vizyona sahibiz.
Kötülerin ve kötülüklerin karşısında birlikte duracağız ve biz kazanacağız!
Çünkü millet biziz. Biz, görmezden gelen suskun milyonların eliyiz, diliyiz, vicdanıyız. Bu salonu dolduran kıymetli arkadaşlarım; 5 ay gibi kısa bir sürede Türkiye'nin dört bir yanında milletimiz için çalışan dava arkadaşlarım, ileride bugünü çok net hatırlayacaksınız. O gün gönül rahatlığıyla çocuklarınıza sen huzur içinde yaşıyorsun ya, biz o gün bu salonun içinde ve dışındaydık diye gururla anlatacaksınız.
Güzelim Türkiye Cumhuriyeti yalanlar cumhuriyeti olmaktan kurtulsun diye siyaset yapıyoruz. Söyleyin biz yapmıyorsak kim yapacak? Elbette biz. İyi ki varsınız, iyi ki buradasınız.
Bugün kendi ikbal ve makamlarını korumak için yapamayacakları hiçbir şey yoktur. Ölçüleri makam ve mevkilerini korumak olunca her şey kutsal, her şey milli. Makam ve mevkilerine dokunan herkes düşman onlar için.
İşsiz ve çaresiz gençlerimizi plansız programsız açtıkları üniversiteler ile oyalayacaklarını sanıyorlar.
Her sabah yatağımızdan bu gün yine ne oldu kaygısıyla kalkmaktan usandık. Her aldanışınızdan sonra ağlamanızdan bıktı usandı. Durmadan yalan söylemenizden bıktı usandı. Bu bıkkınlıktan bir çıkış yolu bulmak zorundayız. İşte o nefes İYİ Parti'dir.
Bu neden İYİ Parti tüm kadrolarıyla, an itibariyle ülkeyi yönetmeye hazırdır. Bu kadro, doğrudan katkı veren 468 kişi, yurt dışından ve yurt içinden akademisyenler, Dünya Bankası ve İslam Bankası'nda görev yapmış partililere sahibiz. Öncelikli aralıklarda güçlü bir kadro kurduk.
Rizeli bir kardeşimin sesi hala kulaklarımda. Bir gün dedi ki 'Başbakanım bugün yola çıkmayacaksak, millete bir nefes olmayacaksak gidip mezara yatalım daha iyi' demişti. Doğruydu. Doğruydu da bu o kadar kolay olmadı. Daha yola çıktığımızda gördük ki siyaset simsarları ittifak masalarına oturmuş. Engelleri aşa aşa bugüne geldik.
Aynı sofrada yiyip içen kendileriydi, ama bize FETÖ'cü dediler. Hadi oradan, bak aynaya kim FETÖ'cü gör dedik.
Engelleri aşa aşa geldik. Düştük yollara, ilçe ilçe milletimizle kucaklaştık. Elektrikleri kestiler, megafonla seslendik. Megafonları aldılar, bağırarak konuştular. Kapıları kapadılar, otoparklarda buluştuk. Caddeleri kestiler, varsın olsun sokaklarda yürüdük. Kurultay yapamaz dediler, işte hem de 10 binlerle kurultay yaptık. Bizler engelleri aşa aşa geldik, gücümüzü aldığımız yer aziz milletimizdir. Milletimize duyduğumuz koşulsuz bağlılıktır. Bu güçle önümüze ne kadar engel koyarlarsa koysunlar onları aşa aşa geliyoruz."