Tüsiad Başkanı Dinçer: "türkiye-rusya Yakınlaşması Ab Tarafından Yakından İzleniyor”

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşmanın, AB tarafından yakından izlendiğini kaydederek, “Son dönemdeki jeopolitik gelişmeler, Türkiye’nin bölgedeki önemini artırmış durumda” dedi.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Dinçer, derneğin Beyoğlu’ndaki Genel Merkezinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Dinçer, Kıbrıs sorunundan, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında süren müzakerelere, açılan fasıllardan, Türkiye’deki seçim barajına ve Rusya-Türkiye arasındaki yakınlaşmalara yönelik bir dizi değerlendirmelerde bulundu. Dinçer, Ankara ile Moskova arasındaki yakınlaşmanın, Avrupa Birliği tarafından yakından takip edildiğini belirterek, “Son dönemdeki jeopolitik gelişmeler, Türkiye’nin bölgedeki önemini artırmış durumda. Brüksel’de bu çok net bir şekilde ifade edildi. Rusya ve Türkiye’nin yakınlaşması, ki; tesadüfen bizim (AB) ziyaretimizin bir-iki gün öncesine denk geldi Başkan Putin’in Türkiye ziyareti. Bu yakınlaşma yakından izleniyor Avrupa tarafından. Anlam verilmeye çalışılıyor. Bir tarafından da Rusya’ya uygulanan gerek ABD tarafından, gerek Avrupa Birliği tarafından yapılan yaptırımların Türkiye’nin dahil olup olmaması da bir tartışma konusu olarak ortaya atıldı” şeklinde konuştu.
“FASILLAR YAVAŞ İLERLİYOR”
AB sürecinde açılan fasıllara da değinen Dinçer, “Fasıllar ile ilgili 2005’ten bu yana katılım müzakereleri yapılıyor Avrupa Birliği ile. Bu fasılların açılması, kapanması sürecinde esasında Avrupa Birliği’nin bugüne kadar görülmediği ölçüde yavaş hareket ettiğini belirttik. Malum 35 tane fasıl var, bunların sadece bugüne kadar 14 tanesi açılabildi. Bir tanesi geçici olarak kapatılabildi. Bu 35 faslın 17 tanesi de siyasi nedenlerle bloke edilmiş durumda çeşitli ülkeler tarafından. Bunlardan bir tanesi bizce diğerlerinden daha önemli. O da Güney Kıbrıs’ın blokajı. Güney Kıbrıs, Kıbrıs’taki sorunlar nedeniyle, 23 ve 24. Başlıkları, fasıllarla bloke ediyor. Bunlardan bir tanesi yargı ile, bir tanesi temel hak ve özgürlükler ile ilgili. Ki; bu fasıllar esasında bugün AB’ye üye olmak için başvuran ülkeler için ilk görüşülmesi gereken konular. Bize göre Güney Kıbrıs kendi menfaatine de olan bir şey yapmıyor. Hem kendisini zarara uğratıyor. Kuzey Kıbrıs’ta ihtilaf çözülmediği zaman adada normalleşmenin gerçekleşmediği ortada. Sadece Kıbrıs’ı değil, aynı zamanda tabii Türkiye ve Yunanistan’ı, belki de daha büyük ölçekte tüm doğu Akdeniz ülkelerini ilgilendiren bir konu. Fakat bunun da ötesinde bir problem var” diye konuştu.
“AVRUPA ARZ’DA ÇEŞİTLENME ARZU EDİYOR”
Dinçer, sözlerine şöyle devam etti: “Bu durum, Avrupa’nın arz güvenliği sorununu oluşturuyor. Çünkü Avrupa malum arzda bir çeşitlenme arzu ediyor. Rusya’ya alternatif kaynaklar arayışı içerisinde. Ama Ada’nın mevcut statüsü v bu sorunlu hali devam ettiği sürece, bu alternatiflerin gerçekleştirilmesi, hem Kıbrıs civarındaki gaz kaynaklarının, hem de İsrail’deki gaz kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasının önünde ciddi engeller oluşuyor. Bizi yine çok ilgilendiren bir bölümü; bu Ada’daki sorun çözülmediği taktirde Türkiye’nin AB katılım süreci de aksıyor. Son dönemdeki jeopolitik gelişmeler, Türkiye’nin bölgedeki önemini artırmış durumda. Brüksel’de bu çok net bir şekilde ifade edildi. Rusya ve Türkiye’nin yakınlaşması, ki; tesadüfen bizim (AB) ziyaretimizin bir iki gün öncesine denk geldi Başkan Putin’in Türkiye ziyareti. Bu yakından izleniyor Avrupa tarafından, anlam verilmeye çalışılıyor. Bir tarafından da Rusya’ya uygulanan gerek ABD tarafından, gerek Avrupa Birliği tarafından yapılan yaptırımların Türkiye’nin dahil olup olmaması da bir tartışma konusu olarak ortaya atıldı. Önümüzdeki hafta Türkiye’ye son derece önemli bir ziyaret yapılacak. Bugüne kadar görülmemiş bir şekilde, AB’nin üç komiseri Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirecek. Ankara’da resmi ve özel ziyaretler gerçekleştirecekler. Daha sonra Gaziantep civarındaki bir mülteci kampını ziyaret edecekler ve Türkiye’den ayrılacaklar. Bu da Türkiye’nin öneminin Avrupa Birliği gündeminin üst sıralarda olduğunun bir göstergesi.”
“SEÇİM BARAJI YÜKSEK”
Türkiye’de tartışma konusu olan seçim barajı ile ilgili gazetecilerin sorularını da yanıtlayan TÜSİAD Başkanı, “Bu konu üzerine TÜSİAD’ın görüşü uzun yıllardır bellidir. Bize göre baraj yüksektir. Malum Anayasamız temsilde adalet, yönetimde istikrar ilkesini belirtmiştir ama bir yüzde koymamıştır. Bu daha sonra konulan yasalar ile belirlenmiş bir barajdır. Bugünkü hükümetten de önce, AK Parti hükümetinden de önce, 2002’den önce, hükümetler silsilesi tarafından konulmuş, uygulanmış bir seviyedir. Bizce yüksektir. Dünyada görülmemiş; ne batıda, ne doğuda. Türkiye’nin batısında ve doğusunda, demokratik ülkede görülmemiş seviyede bir barajdır. Biz bunun düşürülmesi için yıllardır görüştük. Hem iktidar partisi ile hem muhalefet partileri ile defalarca görüştük ama bu bugüne kadar gerçekleşmedi” şeklinde cevap verdi.

Haberleri