BAŞBAKAN DAVUTOĞLU İZMİR’DE KONUŞTU (3)

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU İZMİR’DE KONUŞTU (3)

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Savunma Sanayi İcra Komitesi’nden çıkan kararla milli savaş uçağında ön tasarım aşamasına gelindiğini belirterek, “İsrail’e modernizasyon için tank gönderiyorduk. Bu mu milliyetçilik?” dedi.
AK Parti İzmir 5. Olağan Kongresi’ne katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, konuşmasında CHP ve MHP’yi cumhuriyetçilik ve milliyetçilik üzerinden eleştirdi. MHP’nin milliyetçiliğini eleştiren Davutoğlu, şöyle konuştu: “Milliyetçilik vatanperverlik lafla olmaz. Devletin gücüyle, kudretiyle, şefkatiyle olur. Şimdi bir kıyaslama yapmanızı istiyorum. Cumhuriyetimizin onuru, milletimizin itibarını her zaman savunmuş Hasan Tahsin’in torunları, bir mukayese yapalım. Biz gelmeden önce 2001’de Türkiye başka ülkelerden hibe silah alıyordu. 30-40 yıl başka ülke kullanmış silahları ‘işim bitti’ dediği tankları yolluyor. Biz o tankları alıp başka bir ülkeye, şimdi ismini zikretmiyorum ama ismini siz bilirsiniz. İsrail’e modernizasyon için gönderiyorduk. Bu mu milliyetçilik? Türkiye Cumhuriyeti Devleti dışardan gelen hibe silahlara muhtaçtı. Tankları bile modernize edemiyordu. İzmir’e gelip milliyetçilik yapmak kolay. Önemli olan milletin başını öne eğdirmemek."
Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde önemli kararlar aldıklarını anlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kararla, milli savaş uçağımızın ön tasarım aşamasına geldik. 2023’te bu özgür semalarda Türk yapımı milli savaş uçağı uçacak. İşte milliyetçilik budur. Hasan Tahsin’in ilk kurşunundan şimdi bütün semalarımızda yüzde 100 Türk yapımı, Türk malı, Türk mühendislerinin ürünü milli savaş uçağımız onurla, al bayrağı semalarımızda dalgalandıracak. Bizim milliyetçilik anlayışımız, şu veya bu bölge adına, şu veya bu etnik grup adına, başkalarına karşı yürütülen bir mücadelenin adına değildir. Ulusalcılık adına şu veya bu gruplarla işbirliği yapıp vatanı bölme ayrıştırma davası değildir”
“BAŞIMIZ HER YERDE DİK”
Davutoğlu, cumhuriyetçilik üzerinden CHP’yi de şu sözlerle eleştirdi: “Cumhuriyetimize tam manasıyla bağlı İzmirli kardeşlerime sesleniyorum; bundan 12 yıl önce al bayrak ve devletimizi temsil edenler bir IMF memurunun talimatı dinler hale gelmişti. 90’lı yıllarda devletimiz IMF’den gelen 5 sente 1 milyon dolara muhtaç hale getirildi. Sahip çıkmak bu mu? Biz Türkiye Cumhuriyeti’ni onurlu kılmak için 12 yıldır gece gündüz çalışıyoruz ve artık IMF’den borç isteyen Türkiye yok. Borç veren Türkiye var."
Cumhuriyetçiliğin lafla olmadığını anlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Cumhuriyete güvenecek, milli iradeye saygı göstereceksin, Namerde değil merde bile muhtaç etmeyeceksin. Bizim dönemimizde herhangi otorite karşısında boyun eğildi mi? Borç istendi mi? Başımız her yerde dik mi? Avrupa’da vatandaşlarımız al bayraklarla salonu doldurmuştu. Hepsinin başı dikti. Haykırarak sesleniyorum; Allah bu yetkiyi, bu sorumluluğu verdiği her anda cumhuriyetimizi başı dik devlet yapmak için gece gündüz çalışacağız. Bizim cumhuriyetçilikten anladığımız budur.”
RUMELİ’YE ÜÇ EMANET
Türkiye olarak onurlu bir dış politika takip ettiklerini, kimseye boyun eğmediklerini söyleyen Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Mazlumlar bize doğru yönlerini döndüğünde işte onlara sahip çıkıyoruz. Soydaşlarımız bizden yardım istediğinde onlara sahip çıkıyoruz. Burada Rumeli’den gelen misafirlerimiz var. Balkanların İzmir’de nasıl temsil edildiğini biliriz. Bir müjdeyi daha paylaşıyorum; Aralık ayında Üsküp’e gittiğimde, soydaşlarımızla buluştuğumuzda soydaşlarımız bizden al bayrak istemişlerdi. Biz de demiştik ki; ‘madem ki böylesine al bayrağa bağlısınız. Kosova’dan Makedonya’dan, Saraybosna’dan; İstanbul’a, Ankara’ya, Konya’ya, İzmir’e bağlısınız, üç emaneti göndereceğiz.’ Sadece Üsküp’e değil sadece Makedonya’ya değil, Kosova’ya değil Rumeli’ye, her haneye üç emanet gönderiyoruz. Al bayrak, Kur’an ve Türkçe sözlük. İşte sahip çıkmak budur. Bakanlar kurulunda kararı kesinleştirdik, inşallah bir ay içinde ilk teslimat başlayacak. Biz milleti böyle savunuruz. Orhun anıtlarına restorasyon mu gerekir, o restorasyon Ankara’dan gider. Kırım Tatarlarına ev mi gerekir, onu AK Parti iktidarları inşa eder. Suriye’deki bayır bucak Türkmenlerine, Kürt kardeşlerimize sahip çıkmak mı gerekir biz sahip çıkarız. Hiçbir ayrım olmadan hepsini bağrımıza basarız. Bizim millet anlayışımız birlik beraberlik anlayışıdır. Bizim cumhuriyetçiliğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni güçlü kılmaktır. Bizim milliyetçiliğimiz bütün milleti bütünleştirip bir tutmaktır. Yurt dışındaki gönüldaşlarımıza, tarihdaşlarımıza sahip çıkmaktır.”
“CESARET EDEMEDİLER”
60 ihtilalinin arkasında CHP olduğunu, 28 Şubat ikna odalarını yapanların CHP’de milletvekili olduğunu kaydeden Davutoğlu, “Ve son olarak 17-25 Aralık kumpaslarını yapan paralel çeteyle iş birliğiyle yapanlar cumhuriyetçi olamaz. Sayın Kılıçdaroğlu, gerçekten cumhuriyetçi olsaydı, cumhurun değerlerine güvenip cumhura sığınabilseydi aday olurdu. Cesaret edebildi mi? Edemedi çünkü cumhurun ona destek vermeyeceğini biliyordu. Milletin karşısına çıkamazlar çünkü bilirler ki milli irade onlara vize vermez. Milli irade her zaman bizim yanımızda olmuştur. Önümüzde, arkamızda, sağımızda, solumuzda, en önemlisi yüreğimizde olmuştur yüreğimizde. Yüreği ile milli iradeye sahip çıkamayanlar laflarıyla sahip çıkamazlar” ifadelerini kullandı.
“BESLEYEMEYİZ KORKUSUYLA DOĞUM KONTROL YAPIYORLARDI”
CHP’ye sosyal demokrasi dersi vermek istediğini dile getiren Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Ailenin ve dinamik nüfusun korunması paketini açıkladık. Bu paket meclisten çıktığında anne olan her kardeşimize bir altın hediye edeceğiz. İlk çocuğa çeyrek, ikinci çocuğa yarım, üçüncü çocuğa tam altın. Annelere saygı duyduğumuz için. Bir de ülkemizin dinamik nüfusla güçlü bir yapıya ulaşmasını istiyoruz. Nüfusumuz 77 milyonu aştı. 1990’lı yıllarda besleyemeyiz korkusuyla doğum kontrolü yapıyorlardı. İktidarların sorumluluğu annelere, yeni nesillere sahip çıkmaktır. Çalışan kadınlarımızın da izin sürelerini uzatıyoruz. Kadınlarımız 4 saat çalışıp 8 saat çalışmış gibi ücret alacak. Bizim sosyal devlet anlayışımız budur. Çalışan kadınlarımızı anne olmakla anne olmamak arasında tercihe zorlayan eski Türkiye alışkanlıkları bitti. Biz kadınlarımızı hem çalışan hem anne olabilen çağdaş güçlü anneler olarak görüyoruz.”
“YAZAR KASALAR HESAP İÇİN DÖNECEK”
Konuşmasında geçen günlerde esnaf ve ev alacaklara müjdeledikleri paketleri hatırlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Esnafla geçen ay içinde devrim mahiyetinde yeni paket açıkladık. 3 yıllık usta belgesi olan esnafımız dükkan açmak istediğinde faizsiz kredi alacak. Yine kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerdeki esnafla faizsiz kredi vereceğiz. 2001’de başbakanlık ofisime gelip yazar kasa fırlatan bir esnaf ile şimdiki esnaf arasında fark yok mu? Esnafımızı namerde muhtaç etmeyeceğiz. Yazar kasa hesap için dönecek kırılmak için alınmayacak. Esnaflarımızın AVM’lere kurban olmaması için perakende ticaret yasasını geçirdik. Her AVM’de yüzde 5 esnaf payı ayrılmasını sağladık. Konutlarda artık ilk ev sahibi olacak orta direk vatandaş peşinat için biriktirdiğinden yüzde 15 ek destek alacak”
CHP ve MHP Genel Başkanlarına eleştirilerini sürdüren Davutoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Gerçekte cumhuriyetçi parti hangi parti? Cumhuriyeti yücelten parti hangi parti? Milliyetçi parti hangi parti. Esnafına, çalışan kadına, ev sahibi olmak isteyen vatandaşa sahip çıkan hangi parti? O CHP ki Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın karşısına çıkma cesareti gösteremedi. Çatı aday buldular. Bahçeli cesaret edebildi mi? Madem cumhuriyetçi, milliyetçiydiniz, niye karşılarına çıkamadınız. Onların cumhurdan anladığı sadece kendi mahalleleri. Cumhuru da milleti de devleti de cumhuriyeti de yücelten AK Parti kadrolarıyız. Bizim siyaset felsefimizde dışlama yoktur. Milli iradeye darbe vurmak isteyenlere boyun eğmek yoktur. Yüreğimiz imanla doludur.”
“EMİNİM İZMİR’E DAHA SIK GELECEKSİNİZ”
Kongrede konuşan İzmir Milletvekili Binali Yıldırım da, Davutoğlu’nun ilk kez İzmir’e Başbakan olarak geldiğini hatırlatarak, “Eminim ki İzmir’deki bu sevgiyi, coşkuyu gördükten sonra İzmir’e daha sık geleceksiniz. İzmirliler sizi her zaman bağrına basmaya hazırdır. İzmir, ilklerin şehridir. İşgale ilk kurşunu sıkan şehirdir. İzmir Türkiye’nin iktisat politikalarının belirlendiği şehrin adıdır. İzmir hoşgörünün olduğu şehridir. Büyük Atatürk’ün ve onun annesinin şehridir” dedi.
“BECERİKSİZ YÖNETİMLER”
İzmir’de 2011 yılında yola çıktıklarında “İzmir bu beceriksiz basiretsiz yönetimler elinde kalmaya mahkum değildir. Türkiye’nin aydınlık yüzü Türkiye’nin batıya açılan yüzü bu şehir mutlaka hak ettiği hizmetlerle buluşturulacaktır” dediklerini kaydeden Yıldırım, “35 İzmir 35 proje açıkladık. Projelerin bugün 4 tanesinin bitmiş olduğunu söyleyebilirim. 17 tanesi yapılmaya devam ediliyor. Geri kalan 18 tanesinin hazırlık çalışmaları devam ediyor. Eminim ki bundan böyle de bizle görevi devralan değerli arkadaşım Lütfi Elvan aynı şekilde İzmir’e, ülkemize vaat ettiğimiz hizmetleri yapmaya devam edecektir” diye konuştu.
YAPABİLDİKLERİ ANCA BU KADAR”
17-25 Aralık kumpası ile beraber İzmir’de verdikleri mücadelede oyları yüzde 58 artırdıklarını ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Paraleli, onun taraftarları, cümlesi bir araya geldiler ama yapabildikleri ancak bu kadar. İstanbul’da da böyle yola çıkmıştık. İstanbul’un da öncü belediyeleri vardı. Üç belediye ile başladık 1994’de milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’ı iş başına getirdi. Ve şimdi İzmir de aynı yolda yürüyor, öncü birliklerimiz iş başında. AK Parti kökleri mazide olan bir partidir. AK Parti’nin tek ama tek bir hedefi var birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde el ele daha büyük Türkiye.”