Bülent Arınç'tan önemli açıklamalar

Bülent Arınç'tan önemli açıklamalar

Bülent Arınç'ın konuşmasından satır başları...

10 kardeşimizin ölümü hepimizi üzüntüye boğdu. Memleketlerine üç beş kuruş kazanarak memleketlerine göndermek isteyen kardeşlerimiz hayatını kaybetti.

Yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Şüphesiz bir iş kazası olduğu anlaşılıyor.
Sayın Faruk Çelik’in konu hakkında verdiği bilgileri dinledik.
Adli ve idari soruşturma devam ediyor. İlgili bakanlıkların çalışmaları devam ediyor. En çok suç kimdedir bunlar hakkındaki incelemeler yapıldıktan sonra davalar açılacaktır.
Adli soruşturmaya bir müdahalemiz söz konusu değil. İdari soruşturma hem valilik hem de ilgili kurumlar tarafından belediyeleri de kapsayacak şekilde başlatılmış ve devam etmektedir.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerine ölüm geliri, ölüm aylığı bağlanması acilen yapılacaktır.
Sayın Başbakanımız bu hafta içinde bütün bakanlıkları ziyaret etmek suretiyle bakanlıkların çalışmaları hakkında kapsamlı brifingler alacaktır. Ziyaretlere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızdan başlayacağını söyleyebilirim.

Son zamanlarda o kadar garip olaylar yaşamaya başladık ki biliyorsunuz bir damperli kamyon üst geçide çarpmak suretiyle geçit çökertiliyor ve bir kişi hayatını kaybediyor.
Bir başka yerde baraj suları altında insanlarımız hayatını kaybediyor.
LPG yüklü tanker havaya uçuyor ve 30 vatandaşımızı hayatını kaybediyor.

O kadar yasal düzenleme yapıyoruz yeni tedbirler alıyoruz ama ona rağmen bu kazalar olup hayatlarımızı kaybedebiliyorsak nerede eksikler var onları göreceğiz.
En büyük can kayıplarının inşaat sektöründe olduğunu görüyoruz.
Son beş yılın ortalaması 351 can kaybıdır. 200’e düştüğü yıllar, 400’e çıktığı yıllar var ama ortalama bu…
Sayın başbakanımız bir karar verdi o da Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu görevlendirecektir.

Bir kişinin bile hayatı çok önemli.
İnşaatın ardından nakliyat ölümlü iş kazalarında ikinci sırada. Üçüncü sırada maden sektörü geliyor.
İstanbul’daki iş kazasıyla ilgili olarak bazı tespitlerimiz var.
Büyük bir inşaat yapılıyor asıl işveren var ayrıca faal olarak alt yüklenici olarak 45 firma var. Bunların toplamı 1300’ün üzerinde

Asansörün de operatörlüğün yaptığını öğrendiğimiz rahmetli Hıdır Ali Genç de birkaç gün önce işe başlamış.
Bizim tespitlerimize göre kazanın enden olabileceğini anlıyoruz ama bunu uzmanların incelemesiyle daha iyi öğrenebileceğimizi düşünüyoruz.

İş güvenliği eylem planı yapılması ve açıklanması bizzat başbakanımız tarafından açıklanacaktır.

Ne iş versen yaparım abi dönemi geçti. Vasıflı işçilerin çalışması gerektiğine inanıyoruz.
Mesleki yeterlilik konusunda bugüne kadar yeterli adımın yapılmadığını görüyoruz.

Bu yüzden mesleki yeterlilik kurumunun faaliyetlerine önem verilecek.

Türkiye’deki asansörlerin yüzde 60’ının çalışmaması gerektiği söyleniyor. Öyleyse hepimiz asansörlere binerken tedirgin olmalıyız.
Teknik bakımlarının periyodik olarak kontrol altında tutulması gerektiğine inanıyoruz.

Kazanın olduğu yerde işçilerimizin haklarının zarar görmemesi için iş yerindeki tüm faaliyetler durdurulmuş durumdadır.


ASANSÖR KAZASINDA HAYATINI KAYBEDENLER ŞEHİT SAYILACAK MI? BUNDAN SONRASI NE OLACAK?

Sayın başbakanımız Konya ziyareti sırasında bir açıklama yaptı. Üzüntülerini iletti. Gerçekten hepimiz büyük üzüntü içindeyiz. Ancak her olayın arkasından bu olayda vefat edenlerin şehit sayılması gibi bir düşüncemiz var ne de bunu doğru buluruz.
Şehitlik dini bir kavramdır.
Terörle mücadelede hayatını kaybedenler için bazı düzenlemeler yapılmıştır.
Ancak son dönemde bazı olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlarımız için şehitlere yönelik bazı düzenlemelerden faydalanması yönünde bazı çalışmalar oldu.
Bir takım olaylarda hayatını kaybedenlerin hükmen şehit sayılabileceğini biliyoruz. Peygamberimizin de bu yönde hadisleri var.
Mesela yanarak, boğularak ölenler için şehit olabileceği konuşulmuştur.
Sayın başbakanımız da sanıyorum işin manevi boyutuna dikkat çekmek istemiştir.

NATO ZİRVESİ VE IŞİD İLE MÜCADELEDE SON GELİŞMELER NEDİR?

Galler’deki NATO zirvesinde IŞİD’e karşı mücadele için bir çekirdek koalisyon oluşturulması gündeme gelmiştir.
ABD’nin Türkiye’nin de bu koalisyonda olmasını istediğini biliyoruz.
Hagel ile yapılan görüşmelerde Suriye ve Irak’taki durum ve bölgedeki tüm gelişmeler ele alınmaktadır.

GÜLEN’İN İADESİ İÇİN BİR ÇALIŞMA YAPILŞIYOR MU?

Başkan Obama ve sayın cumhurbaşkanımızın görüşmelerinde neler konuşulduğu hakkında bire bir bilgimiz yok.
Cumhurbaşkanımız bazı ipuçları verdi.
Bu konuda hükümetimizin de sayın cumhurbaşkanımızın da düşünceleri malumdur.
Biz bütün mücadelemizi aysa dışı yapılanmalarla ilgili hukuk mücadelesi içinde yapacağız.
Bunu dışında kimse bir şey beklemesin.
Başka ülkelerin de beklediğini sanmıyorum.
ABD de kişi hak ve özgürlüklerine büyük önem veren bir ülkedir.. 11 Eylül’den sonra da ABD’de hukukun dışına çıkılmış olabilir ama genel çerçeve hukukun üstünlüğüdür.
ABD’deki o zatın Türkiye’ye iadesi istenecekse ABD’nin ilk defa isteyeceği konu eldeki bilgi ve belgelerin kendisine ulaştırılmasıdır. Biz bunun gerekli ve doğru olduğuna da inanırız.
Onu oradan al bana ver şeklinde talebin dünyada karşılanma ihtimali kalmamıştır.

ÇÖZÜM SÜRECİNDEKİ SON GELİŞMELER

Çözüm süreci konusunda sayın Başbakanımızla kapsamlı bir toplantı yaptık. Fevkalade verimli oldu.
Burada herkes kendisine düşen rolü en iyi şekilde oynayacak. Bu işin kilit rolü TBMM’den çıkardığımız kanundur.
6 madde içinde ne varsa onları yapacağız.
Yol haritasını sormayınız. Bunları kimse de söylemez.
Sürecin içinde önemli bir rolün içindeysem şunu şu zaman yapacağız diye bir şeyi kamuoyuyla paylaşmam.
Çıkarılan kanun aynen uygulanacaktır.
Çözüm süreci isteyenleri olduğu kadar istemeyenleri de bol olduğu için büyük hassasiyet göstermek gerekir.
Çözüm sürecini en kısa sürede olumlu sonuçlandırmak zorundayız.
Zaman ve süreç uzadıkça araya maniler katılabilir. Bazı çeteler süreci provoke etmek istiyor.
Ben sürecin aydınlık bir ışık olarak göründüğünü söyleyebilirim.