Mescid-i Aksa'ya yeni saldırı
Yahudiler için yılbaşı kabul edilen "Roş Aşana" tatili nedeniyle Aksa'ya yönelik yasak sürüyor. İsrail askerleri bu sabah 3 gündür Müslümanların ziyaret etmesi yasaklanan Mescid-i Aksa'nın avlusuna girerek içerideki cemaate müdahale etti.
Öte yandan Aksa avlusunun kapılarını tutan İsrail askerleri ile Filistinliler arasında da gerginlik yaşanıyor. Aksa'nın kapılarında bulunan İsrail polisi, Müslümanlara yönelik yasağın dün olduğu gibi saat 11:30'a kadar devam edeceğini söyledi. Mescid-i Aksa Vakfı yetkililerinden alınan bilgiye göre, dün ve önceki gün çok sayıda Yahudi yerleşimci polis korumasında Aksa'nın avlusuna alınmıştı. İsrail güçleri pazar günü sabah saatlerinden itibaren Aksa'ya girerek içerideki Müslüman gruplarla çatışmış ve Müslümanların girişlerini güç kullanarak belirli bir süre bütünüyle engellemişlerdi.
POSTALLARIYLA GİRDİLER
Öte yandan, dün sabah da Aksa'nın avlusuna gelen İsrail askerleri, Kıble Mescidi'nin içerisine postallarıyla girerek 5 Filistinliyi gözaltına almıştı. Aksa'nın avlusunu kuşatan İsrail askerlerinin daha sonra çekilerek öğle namazı için cemaatin içeri girmesine izin verdiği bildirilmişti. Yahudi yerleşimcilerin Aksa'ya alınmasını protesto eden ve içeri girmek isteyen Filistinlilere ise İsrail askerleri pazar gününden beri ses bombası, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi ile müdahale ediyor. Müdahaleler sırasında aralarında kadınların ve gazetecilerin de bulunduğu çok sayıda kişi yaralanmıştı. İsrail, Mescid-i Aksa'nın kapısını ve avlusunu tutarak ihlallere engel olmaya çalışan gönüllü Filistinlileri yasa dışı ilan etmişti. İsrail'in Aksa'ya yönelik bugünkü ihlalleri, gönüllü Filistinlilerin "yasa dışı oluşum" ilan edilmesinin ardından meydana geldi.
GERİLİM KASIM 2014'DEN BU YANA SÜRÜYOR
İsrail askerleri, 2014 Kasım ayında da Mescid-i Aksa'yı basarak gaz bombaları ve plastik mermilerle Filistinlilere saldırmıştı. 1967'den bu yana ilk defa Aksa'nın içine girerek ibadethaneyi tahrip eden İsrail askerleri mescidin halılarını çiğnemişti. Saldırı esnasında Kuran-ı Kerimler yerlere atılmış,Aksa'nın kapısı ve camları hasar görmüştü. Halıların bir kısmı da atılan ses bombalarının çıkardığı ateşten tutuşarak yanmıştı. Mescid-i Aksa'ya 21 Ağustos 1969'da giren Avustralyalı Yahudi Dennis Michael Rohan, Kıble Mescidi'nin mihrabını ve bin yıllık minberini yakmıştı.
DÜNYADAN TEPKİLER GELİYOR
BM Genel Sekreteri Ban, Gazze'de, İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa'ya girmesi ve ardından yaşanan olaylar nedeniyle sözcülüğü aracılığıyla yazılı açıklama yaptı. Doğu Kudüs'te bir İsraillinin taş atması sonucunda hayatını kaybetmesi dahil, eski Kudüs kentinin kutsal yerlerinde gerilimin artmasından endişe duyduğunu ifade eden Ban, din özgürlüğünün önemine değindi. Ban, farklı dini inançlara sahip herkesin kutsal yerlere ulaşımının sağlanması gerektiğini kaydetti. BM Genel Sekreteri Ban, bu olayların bir kez daha, kabul edilebilir kutsal alanlara yönelik düzenlemeler de dahil olmak üzere herkes için, tüm konularda görüşmeler yoluyla bir nihai statüye varılmasının önemini vurguladığını belirtti. İsrail askeri güçleri, hafta sonu Aksa'ya girerek içerideki Müslüman gruplarla çatışmış ve Müslümanların camiye girişlerini güç kullanarak belirli bir süre engellemişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da BM'yi, İsrail'in, Harem-i Şerif'teki ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırmıştı.
ABD: DERİN KAYGI DUYUYORUZ
ABD yönetimi, Mescid-i Aksa'daki gerilimden "derin kaygı" duyduğunu belirterek, "Tüm şiddet eylemlerini kuvvetle kınıyoruz" açıklamasında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, günlük basın brifinginde, İsrail askerlerinin Yahudi yerleşimciler eşliğinde Mescid-i Aksa'ya girişi ve ardından Filistinlilere müdahalesi ile yaşanan olaylarla ilgili açıklama yaptı. Kirby açıklamasında şunları ifade etti: "ABD, Harem-i Şerif çevresindeki son şiddet olayları ve artan gerilimden derin kaygı duymaktadır. Tüm şiddet eylemlerini kuvvetle kınıyoruz. Tüm tarafların itidal göstermesi, provokatif eylem ve söylemlerden kaçınması ve Harem-i Şerif üzerindeki değişmemiş tarihsel statükoyu hem söz hem de uygulamada muhafaza etmesi kesinlikle kritik önem taşımaktadır."
Kirby, brifingde bir muhabirin, Mescid-i Aksa ve içerisindeki Müslümanları hedef alan saldırılara Yahudi yerleşimcilerin de karıştığına ve önceki ay da Filistin bir bebeğin Yahudi yerleşimcilerce yakıldığına dikkati çekerek, "Onları (Yahudi yerleşimcileri) terörist olarak sınıflandırmıyorsunuz ama Hamas'ı terörist görüyorsunuz. Bu çifte standart değil mi?" şeklindeki sorusu üzerine, "Dünyanın bu kesimindeki şiddet ve bu spesifik olayda da ABD'nin hiçbir çifte standardı olmamıştır. Başta da söyledim, tüm tarafların şiddetten kaçınmaları ve barışçıl koşullara geri dönmelerini istiyoruz. Bu konuda çok net olduk" yanıtını verdi.