(özel Haber) Elektrikli Kalemle, Ağrısız Ve Korkusuz Güzellik

(özel Haber) Elektrikli Kalemle, Ağrısız Ve Korkusuz Güzellik

Kastamonu’da elektrikli kalemle cilde uygulanan yöntemle, korkusuz ve ağrısız bir şekilde güzelleşmek mümkün hale geldi.
Son yılların en çok tercih edilen güzelleşme sistemi dermapen terapisi, Özel Kastamonu Anadolu Hastanelerinde uygulanmaya başlandı. Karabük, Bartın, Sinop ve Çankırı başta olmak üzere bölgeye hitap eden Özel Kastamonu Anadolu Hastaneleri, yeni bir ürününü daha hastalarıyla tanıştırdı. Yeni uygulamaya konulan dermapen (mikro iğneleme) uygulamasıyla hastalar, hem gençleşebiliyor hem de çok daha az paralar ödeyerek güzelleşebiliyor.
Özel Kastamonu Anadolu Hastaneleri Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Şemsettin Oruk, dermapen (mikro iğneleme) teknolojisi hakkında bilgiler verdi. Dermapen yani elektrikli kalemin ucunda 12 tane titanyum çelik alaşımlı iğnelerin bulunduğunu açıklayan Uzm. Dr. Şemsettin Oruk, “Dramatize etmeden çok fazla çizmeden saniyede bu iğneler 90-120 civarında deriye girip çıkarak cildi adeta aldatarak yaralanmış hissi veriyor. Cilt, burada yaralanma hissi aldığı için yeniden kolajen, elastik dediğimiz fibrinleri üretmeye geçiyor. Bu şekilde cilt altında, yeni üretimlerle dolgunlaşma ve sıkılaşma cilt yüzeyinde de gençleşme ve tazeleşme oluyor” dedi.
Mikro iğneleme sisteminin, diğer dermatokozmetoloji uygulamalara göre daha yeni bir uygulama olduğunu belirten Uzm. Dr. Oruk, “Uzun yıllardır botokstur, kolajendir, dolgu sistemleridir, lazer sistemleri, printler ilk önce akla gelen yöntemler oluyor. Ancak bu mikro iğneleme yöntemi, son zamanlarda vatandaşlar tarafından rağbet gören bir yöntem haline geldi. Çünkü mikro iğneleme yöntemi, bu saydığımız yöntemlerin büyük çoğunluğun yerini tutabilen bir yöntemdir” diye konuştu.
Elektrik kalemin ucunda 12 tane titanyum çelik alaşımlı iğnelerin bulunduğunu kaydeden Dermatoloji Uzmanı Dr. Oruk, şunları kaydetti:
“Bu iğneler, 90-120 civarında deriye girip çıkıyor. Bu yüzden deride gözle görülemeyecek şekilde yaralanmalar oluşuyor. Bu sayede mikro hasar oluşan yerlerde vücut, ‘burada hasar var, buraları tamir et’ sinyali gönderiyor. Bu sinyaller, bölgede kolajen doku ve elastik doku uyarılır ve yeniden bir tamir mekanizması oluşturur. Bu tamer mekanizması sonucunda da var olan ince kırışıklıklar, varsa sivilcilerden sonra kalan yara izleri, doğum sonrası oluşan lekeler veya karın bölgesindeki çatlaklar, iğneleme yöntemiyle tamamen yok edilebiliniyor. Ayrıca bizlere gelen en çok taleplerden bir tanesi de, özellikle gençlik hataları olarak jilet izleri oluyor. Jiletleme sonrası veya trafik kazaları sonrası oluşan yara izleri, çeşitli seanslar sonrası çok güzel azaltılabiliyor veya yok edilebiliyor. İşlem, nispeten konforlu bir işlem. Çok fazla ağrı hissi olmuyor veya hiç ağrı olmayabiliyor. Çünkü bu kişiden kişiye çok fark edilebiliyor. Ortalama 15-20 dakikalık bir uygulama ile ciltte yenileme süreci başlıyor. Uygulama sırasında iğneler, dairesel hareketlerle porlar dediğimiz gözenekler cilde yediriliyor. Yaklaşık bir uygulamada cilde 80 veya 100 milyon civarında por dediğimiz delikler açılıyor. Bu deliklerde normalde bizlerin yediremeyeceği çeşitli kremleri, çeşitli vitaminleri yedirilerek ciltteki yenileme işlemi de hızlandırılabiliyor. Ortalama 20-25 günde bir seanslarda yapılabiliyor. Cilt yenilemede 3-4 seans, yara izlerinde 6-7 seansta istenilen sonuçlara ulaşılabiliyor. Ağrısız bir yöntemdir ve işlem sonrasında çok ciddi bir kanama veya kızarıklık olmuyor. Yüzde birkaç saatte geçebilen pembelikler olabiliyor. Ertesi güne pek bir şey kalmıyor. Bu yüzden öğle aralarında bile bu uygulama yapılabiliyor. Yan etki olarak ta, hemen hemen yok denilebilecek yan etkiye sahiptir. İşlem sonrasında güneşten korunmak, sıcak suyla duş almamak gibi çok basit önlemler yeterli olacaktır.”