Dünya Sağlık Örgütü, Gazze için harekete geçti!

Dünya Sağlık Örgütü, Gazze için harekete geçti!

DSÖ'nün Gazze'deki yaralıların tahliyesi ve yaralılar için önemli ilaçların sağlanması amacıyla insani yardım koridoru oluşturulması çağrısını dile getiren Garwood, insani yardımların taşınması için Gazze ile İsrail ve diğer komşuları arasındaki sınırlardan geçişlerin kolaylaştırılmasını istedi.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi Sözcüsü Jens Laerke ise Gazze'de bir an önce ateşkes ilan edilmesini ve ihtiyacı olan herkese her türlü yardımın sağlanmasını istediklerini kaydetti.

DSÖ'den yapılan yazılı açıklamada da Gazze'de her geçen gün daha fazla hastane, klinik ve ambulansın tahrip edildiği veya zarar görerek kullanılamaz hale geldiği bildirildi.

İsrail saldırıları sonucunda bölgede 4 hastane, 12 klinik, 10 ambulans ve engelliler için özel bir merkez ve 2 su tesisinin hasar gördüğü ifade edilen açıklamada, bu durumun sağlık sisteminin gittikçe artan miktardaki sivil yaralılara müdahale etme yeteneğini kısıtladığı kaydedildi.

İsrail saldırılarında en son El Aksa hastanesinin zarar gördüğü ve bu saldırıda birçok yaralı ve ölü olduğuna dikkat çekilen açıklamada, DSÖ'nün çatışmanın yoğunlaşmasıyla sağlık sisteminin tamamıyla çökmesi olasılığından endişe duyduğu dile getirildi.

CESETLER SOKAKLARDAN KALDIRILAMIYOR

İsrail ordusunun karadan ve havadan yoğun saldırılarına maruz kalan kuşatma altındaki Huzaa beldesinde cesetler sokaklardan kaldırılamıyor.

AA muhabirine konuşan belde sakini Rami Kadih, "İsrail ordusu, 2 gündür kuşatma altında tuttuğu beldeye hedef gözetmeksizin havadan ve karadan saldırmaya devam ediyor. Ölenlerin cesetleri, devam eden saldırılar nedeniyle toplanamıyor, sokaklarda duruyor" dedi.

Bombardıman nedeniyle evlerinden çıkmaya çalışan insanların, İsrail savaş uçaklarının hedefi olduğunu söyleyen Kadih, "Beldeye sağlık ve sivil savunma ekipleri de giremiyor. Enkaz altındaki insanlar çıkarılamıyor, ölü ya da yaralılara kimse ulaşamıyor" diye konuştu.

Huzaa'daki herkesin İsrail'in hedefinde olduğunu vurgulayan Kadih, şunları kaydetti:

"Huzaa'da bombardımandan kurtulanlar keskin nişancı ateşinde can veriyor. Dün gece İsrail askerleri Huzaa-Absan el-Kebir yolu üzerindeki evlerde oturan Filistinlilere saldırdı. Önce evlerden elleri başı üstünde çıkmalarını istedi ve öylece bekletti. Daha sonra bazılarını ateş açarak yaraladı, bazılarının da evlerine dönmesine izin verdi."

Birleşmiş Millletler (BM) ve uluslararası topluma sivilleri koruma çağrısında bulunan Kadih, halkın beldeyi güvenli biçimde boşaltmasının sağlanmasını talep etti.

İsrail, yaklaşık 2 bin nüfuslu Huzaa beldesini 2 gündür kuşatma altında tutuyor. Huzaa'da ilk belirlemelere göre, çoğu çocuk ve kadın 30 kişi hayatını kaybetti.

Batı Şeria'da 12 Haziran'da kaybolan 3 Yahudi yerleşimcinin 18 gün sonra ölü bulunmasının ardından Filistinli genç Muhammed Ebu Hudayr 2 Temmuz'da kaçırılmış ve yakılarak öldürülmüştü. İsrail olayların ardından 7 Temmuz'da "Koruyucu hat" adı altında Gazze'ye havadan, 17 Temmuz Perşembe akşamı da karadan saldırıya geçmişti.

İsrail'in 7 Temmuz'dan bu yana düzenlediği saldırılarda 200'ü çocuk, 99'u kadın 815 kişi öldü, 5 bin 260 kişi yaralandı.

KATLİAMA KARŞI DÜNYA AYAKTA


İsrail'in Gazze'ye yönelik başlattığı ve çok sayıda masum sivilin ölümüne yol açan saldırılarına uluslararası siyasi alanda çok fazla ses çıkmasa da sokağa dökülen yüzbinlerce kişi İsrail'i protesto etti.

Hindistan’dan Almanya’ya, Yunanistan’dan Venezuela'ya, Fransa’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar dünya genelinde düzenlenen protestolarda yüzbinlerce kişi İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını derhal durdurması için haykırdı.

En kalabalık gösterilerden birinin yapıldığı Fransa'nın başkenti Paris'te binlerce kişinin katıldığı Filistin'e destek yürüyüşüne, kortej içinde yürüyen siyonizm karşıtı Yahudi topluluğu "Neturei Karta" damga vurdu. Protesto yürüyüşü boyunca Siyonizm karşıtı hahamları olası provokasyonlara karşı Müslüman gençler korudu.

Benzer görüntüler New York'ta da vardı. New York’un ünlü Times Meydanı'nda toplanan, aralarında Yahudilerin de yer aldığı çok sayıda farklı milletten gösterici, sloganlar atarak İsrail'in Gazze'ye saldırılarını kınadı.

Washington'da ise Dışişleri Bakanlığı önünde, ellerindeki Filistin bayraklarıyla toplanan protestocular, “Özgür Filistin”, “Gazze’ye ablukayı sona erdirin”, “Bebek katili İsrail” yazılı dövizler taşıdı. Sıcak havaya rağmen bazı Yahudilerin de destek verdiği eylemde sık sık “Filistin çok yaşa”, “Çocuklarımızı öldürmeyi bırakın”, “Katil İsrail” sloganları atıldı.

İsrail'in saldırıları Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi önünde, Kanada'nın Hamilton kentinde, Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da da protesto edildi. Saraybosna'da İsrail karşıtı dövizler ve Filistin bayrakları taşıyan binlerce kişi, "Özgür Gazze, özgür Filistin" sloganları attı.

Bir başka çok geniş katılımlı gösteri de İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlendi. Londra'da on binlerce kişi "Filistin'e özgürlük", "Gazze'deki işgale son", "Gazze'deki katliama son" sloganları attı. Protestocular arasında çok sayıda Türk de yer aldı.

İsveç'in başkenti Stockholm, Danimarka’nın başkenti Kopenhag, İtalya’nın başkenti Roma, Almanya’nın başkenti Berlin, Hollanda’nın başkenti Amsterdam, İspanya’nın başkenti Madrid, Yunanistan’ın başkenti Atina, Avrupa genelinde düzenlenen onlarca protesto gösterisine evsahipliği yapan şehirler arasında yer aldı.

İsrail’in sivillere yönelik saldırıları birçok Asya ülkesi ve Uzakdoğu'da da protesto edildi. Endonezya, Malezya, Afganistan gibi ülkelerde çok sayıda eylem düzenlendi. Güney Amerika kıtasında da Kolombiya ve Venezuela, İsrail karşıtı gösterilerin düzenlendiği ülkeler arasında öne çıkanlar oldu.

Kudüs'te, Ramallah’ta ve Beytüllahim’de yaşayan Filistinliler de sokağa çıkarak, İsrail’in Gazze saldırılarını kınadı.